Kahve sohbetinizin ‘tutanağa’ dönüşeceği çağ
Bir arkadaşınızla buluşup iki laf ediyorsunuz. Siyasetten girip işinizden gücünüzden çıkıyorsunuz, biraz dedikodu, biraz ‘hayat ne acayip oldu’ analizleri... Sonra masadan kalkarken arkadaşınız gülümseyip şöyle diyor: “İstersen konuşmanın özetini de atarım.”
Şaka gibi. Ama artık şaka olmaktan hızla çıkıyor.
Yıllardır toplantılar Zoom’da kaydediliyor, “notu çıkar, aksiyonu yaz” işleri otomatiğe bağlanıyordu. Şimdi o alışkanlık, ofisten sokağa doğru genişliyor; konuşmayı kaydeden, yazıya döken, özetleyen, hatta “şunu yapmayı unutma” diye görev listesi çıkaran küçük cihazlar ve uygulamalar, “verimlilik” etiketiyle hayatımıza sızıyor.
Sorun şu; verimlilikle birlikte, özel konuşma fikri de incelmeye başlıyor.
GÖZLÜK, BROŞ, BİLEKLİK...
Bu dalganın en görünür yüzlerinden biri akıllı gözlükler. Ray-Ban Meta gibi ürünler, kamerayı ve mikrofonu gündelik bir aksesuara dönüştürüyor. İşte tam bu yüzden, kötüye kullanım hikayeleri de hızla çoğalıyor: ABD’de University of San Francisco’nun, kampüste bu gözlüklerle kadınları izinsiz kaydettiği bildirilen bir kişi nedeniyle uyarı yayımlaması bunun somut örneklerinden biri. Meta, gözlüklerde kayıt sırasında yanan bir LED ışığı olduğunu ve kullanım şartlarının taciz gibi ihlalleri yasakladığını vurguluyor da yetmiyor…
Gözlükle bitmiyor. “Giyilebilir” dediğimiz şey artık sadece adım sayan saat değil; konuşmayı yakalayan bir “ikinci beyin” iddiası. Mesela, Plaud NotePin gibi kıyafete iliştirilen küçük kayıt cihazları, tek tuşla ses alıp özet üretme vaadiyle pazarlanıyor. SwitchBot’un AI MindClip’i ise yaka/kolye gibi taşınan bir klips formunda, yine “konuşmaları yakala, sonra sor” fikrini satıyor.
Bunlar tek tek bakınca masum görünüyor: “Toplantıda denilenleri unutuyorum”, “doktor randevusunu karıştırıyorum”, “aklım dağınık, yardımcı olsun”… Ama toplam etki, sosyal hayatın altyapısını değiştiriyor: Konuşma, uçucu bir şey olmaktan çıkıp sorgulanabilir bir arşive dönüşüyor.
YARIŞIN ADI 'KİŞİSEL YAPAY ZEKA'
Bu işin “aygıt merakı” seviyesinde kalmayacağını gösteren şey, büyük şirketlerin iştahı.
Teknoloji haber sitesi TechCrunch’deki bir habere göre Meta, “her şeyi dinleyen” bir kolye/pendant fikrini büyüten Limitless’i satın aldı; Amazon da sürekli dinleyen bir bileklik geliştiren Bee’yi bünyesine kattı. Bu hamleler, “uçuk girişimler” hikayesinden çıkıp ana akım teknoloji stratejisine dönüşü gösteriyor. OpenAI cephesinde de benzer bir sinyal var. OpenAI, donanım tarafında Jony Ive’ın kurduğu io ekibinin OpenAI’ye katıldığını duyurdu. Hedef, ekranı azaltan, daha ‘çevrede’ duran cihazlara doğru ilerlemek. Bu süreçte “io” ismi üzerinden bir marka/isim ihtilafı nedeniyle bazı tanıtım materyallerinin geri çekildiğine dair haberler de çıktı.Yani mesele şu: “Birkaç meraklı kayıt cihazı” değil; konuşmayı veri yapan yeni bir ekosistem.
YASA VAR, GÖRGÜ VAR MI?
İşin hukuku ülkelere göre değişiyor, ama genel ilke basit: İnsanları izinsiz kaydetmek ciddi bir mahremiyet sorunu.
Birleşik Krallık tarafında ICO (Information Commissioner’s Office), özellikle ses kaydının görüntüden bile daha ‘müdahaleci’ olabileceğini ve insanların bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan rehberler yayımlıyor.
ABD’de ise kayıt kuralları eyaletten eyalete değişiyor: bazı yerlerde “tek tarafın onayı” yeterli görülürken bazı eyaletler tüm tarafların onayını arayabiliyor. (Bu konu, “bir tuşa basıp kayıt aldım” kadar basit........
