menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahmet Rasim’in hatıralarındaki Türk matbuat ve edebiyat hayatı: Eşikteki boş kavgalar

36 0
15.06.2026

Geçen hafta Ahmet Rasim’in “Muharrir, Şair Edib” (Haz. Özgür İldeş, Cümle Yay. 2016) adlı hatıra kitabından söz etmiştim. Ahmet Rasim, bu eserinde Dârüşşafaka’da okuduğu 1870’li yılların ikinci yarısından başlayarak 1890’lı yıllara değin süren bir dönemi, o dönemdeki eğitim hayatına, matbuat ve edebiyat dünyasına dair gözlemlerini, tanıklıklarını anlatır. Bu yıllar, Osmanlının Batı karşısında hem maddi hem manevi anlamda geri çekildiği, tabiri caizse yenildiği bir dönem. Ancak matbuat ve edebiyat dünyasındaki atmosfere bakıldığında, Osmanlı aydınlarının -en azından Ahmet Rasim’in hatıralarında bahsettiklerinin- bu geri kalışın, kültürel çöküşün pek de farkında oldukları söylenemez. Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”nde bahsettiği gibi, zamanın yazar ve şairlerinin, gazetecilerinin çoğu, hâlâ Şark’a özgü bir ‘masal dünyası’ içinde kıraathane, meyhane köşelerinde kimi derbeder ve gelmekte olan kültürel çözülmeden bihâber, Zemzeme’dir, Demdeme’dir, kafiye kulak için midir, göz için midir, yok efendim bu söyleyiş gramer kurallarına aykırıdır, berk (şimşek) gürültü çıkarmaz gibi sathi meselelerle güle oynaya vakit geçiriyor. Bu kültürel meselenin/ tehlikenin Ahmet Rasim’in de pek farkında olduğu söylenemez. Ama hatıraları, bu asıl tehlikeden uzak, hatta lakayt tartışmalara işaret etmesi bakımından önemli.

Hatıralarda dikkati çeken birkaç noktaya öncelikle işaret edelim:

İlki, o yıllarda matbuat üzerindeki sansür ve kontrol… Bu durum, kimi kez Darüşşafaka’ya -eğitim kurumlarına- dahi yansıyor. Ahmet Rasim ve çevresindeki gençlerin bundan dolayı bir ‘korku, çekinme’ psikolojisi........

© Karar