menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

O danışmanın vesayetçiliği reddindeki sorunlar

131 0
previous day

“Cumhurbaşkanlığındaki butlancı danışmana AK Parti ne diyor” başlığıyla 4 gün önce yazmıştım.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP adasından kim gönderilmiş, kim kalmış; kendilerini ilgilendirmediğini söylüyordu. Butlan kavgasının hiçbir tarafında yoklardı ve olmayacaklardı.

Oysa Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Özgür Özellerin ayrılıp Yeni Parti’yi kurmasına ilgisiz kalmamıştı. Tavır ve tarafını X’te deklare ediyor, “CHP sonuçta yine CHP’dir, sel gider kum kalır” diyordu.

Uçum onunla da yetinmiyor, Kılıçdaroğlu’yla aynı ağzı kullanarak CHP’nin bu ayrışma sayesinde arınma ve temizlenme sürecine girdiğinden bahsedip sevinçle karşılıyordu.

Sormuştum; e hani kim gider kim kalır, iktidarı hiç ilgilendirmiyordu, umurlarında değildi...

Atanmışların siyasete ve partilerin iç işlerine karışmakta bu kadar ileri gittiği, eski Türkiye’nin vesayet düzeninde dahi görülmezdi diye de eklemiştim.

Aslında AK Parti’nin, butlanı CHP’nin iç sorunu olarak gösterip hukuk ve demokrasiye ne olduğu kendisini hiç ilgilendirmezmiş gibi bir tarafsızlığa sığınmasını eleştiriyordum.

Sonunda iktidar kadrolarından biri tarafını açıklamıştı ama o da bir atanmıştı ve butlancılardan yana tavır sergiliyordu.

Ana muhalefetin başını yargı müdahalesiyle atamaya iktidar partisi kayıtsız kalamaz, derken kastettiğim bu pervasızlık değildi, bir.

Ortada iktidar partisinin varlığını etkisizleştiren, hatta anlamsızlaştıran, seçilmişleri devre dışı bırakıp........

© Karar