menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dörtlü oluşum ümit veriyor mu?

193 0
12.07.2026

Ak Pati iktidarları için henüz “Fabrika ayarlarına dönme” çağrılarının seslendirilmediği dönemde bile “Meclis’te bir muhafazakâr muhalefet bulunmasının gerekliliği”ni yazdım.

Saadet Partisi dışarda muhalefet yapıyordu ve bu, muhafazakâr kitleler tarafından yadırganıyordu.

Ne yani başında Tayyip Erdoğan’ın bulunduğu, onun yanında Abdullah Gül, Bülent Arınç gibi öteden beri tanınmış muhafazakâr simaların sıralandığı ve şunun şurasında büyük acılardan sonra iktidar olabilmiş bir yapıya muhalefetin zamanı mıydı?

“Milli Görüş”ün lideri, bu yeni kadronun “Hoca”sı merhum Erbakan bile yadırganıyordu.

Ben de muhafazakâr bir kadronun “Erdemliler hareketi” çıkışıyla iktidar olmasını Türkiye siyaseti için önemli bir sıçrama olarak değerlendiriyordum.

Ancak o günlerde ben, Meclis’te sadece CHP -Sol muhalefetin bulunmasının muhafazakâr bir iktidar için -Türkiye için yeterli- sağlıklı denetim oluşturmayabileceğini belirtiyor, farklı bir muhafazakâr kadronun Meclis’e girmesini gerekli gördüğümü yazıyordum. Erbakan ve Yazıcıoğlu çizgisinin meselâ…

İktidar cenahından bu tarz değerlendirmelere “Ya oylar bölünür, Ak Parti iktidarı kaybederse…” itirazları - tepkileri geliyordu.

Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçti. Yüzde 50 artı 1 şartıyla karşılaştı. İttifaklar kaçınılmaz oldu.

Bu arada Ak Parti dışında siyasi yapılar oluştu. Fazilet’ten sonra Saadet gelmişti. O çizgide ikinci bir partiyi Yeniden Refah adıyla Erbakan Hoca’nın mahdumu Fatih Bey kurdu. Ak Parti’den kopanların kurduğu partiler vardı: Davutoğlu’nun Gelecek Partisi,........

© Karar