menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Değer etiketli değersizlik zindanı

43 0
05.03.2026

Etrafımız ateş çemberi. Biz birbirimizle kıyasıya kavgadayız. Gücü ele geçiren ötekinin tepesine biniyor. Hak hukuk hak getire.

Ramazan’dayız. Her tarafta din sosu, din etiketi, dinden görünme yarışı. Ama ortada dinden eser yok. Evet yok. Din değerler sistemidir. Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat istenen değerlerdir. Bunlar yoksa her tarafı camilerle donatsanız ve içini doldursanız da din yoktur. Bir ay değil on bir ay oruç tuttuğunuzu zannederek belli bir süre aç kalsanız da yoktur.

Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat dinin temelidir. Peşinde koşulacak bunlardır. İyilik esastır. Namaz oruç gibi ritüeller araçtır. Bunlar iyiyi ve iyiliği yerleştirmek için ruh ve kafa disiplini sağlarsa maksada uygundur. Değilse dönüp bakmak lazımdır. Benim, tanıdıklarımdan, okuduklarımdan, öğrendiklerimden anladığım budur.

Adalet (hak gözetmek), emanet (güvenilir olmak), ehliyet (iş bilenleri göreve getirmek), maslahat (kamu yararını gözetmek), meşveret ( danışarak iş yapmak) din düşüncesi üzerinde çalışanların ittifak ettiği hususlardır. İslâm’ın evrenselliğini zirveleştiren her düşünceye uyan ölçülerdir.

“SEN DERVİŞ OLAMAZSIN!”

Tasavvuf erbabının bu temelden giderek ölçüleri daha rafinedir. Yûnus dilince “Derviş gönlü baş gerek”tir. “Derviş gönlü taş gerek” şeklinde söylemek yaygındır. “Taş” demeye de yorum bulunur. Fakat doğrusu baş olmalıdır. Baş, aynı zamanda yara demektir. İçten çıkan bir yara. Yaranın baş vermesi de o. “Derviş gönlü dertli-yaralı gerek” manasındadır.

Şiirin tamamında derviş âdetâ tarif edilir. Bu tarifte bildiğimiz din ritüelleri değil, hal ve tavır anlatılır. Çünkü asl olan hayattır. Din diliyle söylersek “amel”dir. Davranışlarınızla........

© Karar