menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“baba bize neden dönme diyorlar?”

27 0
08.04.2026

“baba bize neden dönme diyorlar?”

Eğitimimiz boyunca “atalarımız(?) Osmanlı” öğretilirken, “o kadar hoşgörülüydü ki, bu hoşgörü aynı zaman da Osmanlı’nın sonunu getirdi” deniliyordu. “Fethettiği topraklarda yaşayan toplumların dinlerine, dillerine, kültürlerine, gelenek ve göreneklerine karışmazdı.” “Osmanlı o kadar adaletliydi ki, akıncıları geçtikleri üzüm bağlıklarından aldıkları her bir salkım üzüm için asmaya bir altın bağlarlardı.” (Cihat emrinden geliştirilerek Dar-ül harp alanları-Müslüman olmayan ülkeler Dar-ül İslam’a dönüştürülme politikalarına ters bir tutumdu bu hoşgörü anlayışı.)

Ya akıl edemezdik, ya da öğretmenlerimize sormaya korkardık: “Osmanlı zenginse, neden fethettikleri topraklar üzerindeki insanları kılıçtan geçirir, kentlerini, köylerini, kasabalarını yağmalar, talan eder, ganimet diye kadın ve kızlarını tutsak alırlardı köle pazarında satmak için? Sonra da o ülkeleri haraca bağlardı?”

Elhamra Kararnamesi ile “Hıristiyanlığı” kabul etmeyen Yahudiler “Katolik” inançlı kırallarca sürgün edildiler. Yaklaşık 160-230 bin Yahudi’ye Osmanlı kapılarını açtı. Oysa aynı tehlikeli önyargı Osmanlı’da da vardı. Nitekim Osmanlı, Katolik Hıristiyanlar gibi “ya Müslüman olursunuz, ya da ölürsünüz” önerisini sunmuştu kucak açtıkları Yahudilere.

Dönme, “din değiştiren” anlamını gelmektedir. Özellikle “Sefarad” Yahudileri için, suçlayıcı, aşağılayıcı, hakaret edici anlamlarıyla kullanılır. Kaynaklarda dönme, “Müslümanlığı seçen, Müslüman adları, kılık kıyafet ve adetlerini alan” diye tanımlamalar tercih ediliyor. Oysa ister Osmanlı, ister Cumhuriyet döneminde olsun adlarının önünde hep bir “dönme” sözcüğü konulmuştur bir yafta gibi. Osmanlı bile onların Müslümanlığına inanmamıştı.

İbranicede “İspanya’nın adı, Sefarad olduğu için, İspanya ve........

© Karadeniz'de sonnokta