AFRİKA’NIN TALANINDAN GÜNÜMÜZÜN DEMOKRASİ YALANINA
Tarih, sadece kazanılan zaferlerin anlattığı bir hikâye değil; Afrika’nın bağrından Ortadoğu’nun kalbine ve Adriyatikten Çin seddine kadar uzanan, mazlumların kanıyla yazılmış bir hakikatler silsilesidir.
15. yüzyılda Portekiz’den Belçika’ya; İngiltere, Fransa, İtalya, Hollanda ve Almanya’dan oluşan sömürgeci güçlerin Afrika’da "uygarlık" maskesiyle yürüttüğü yağma, bugün modern dünyada "demokrasi" ve "insan hakları" vaatleriyle patlatılan bombaların öncüsüdür.. Dün kauçuk için çocukların ellerini kesen ve öldürdükleri insanların kafalarından “posta pulu” yapan zihniyet, bugün stratejik hakimiyet ve enerji kaynakları için devletleri haritadan silmek için saldırmaktadırlar,
Batı’nın inşa ettiği kendi refah düzeni; Kongo’dan Cezayir’e, Irak’tan Suriye’ye, Cope Tawn’dan Kenya’ya, Somali’den, Yeni Gine’ye kadar dökülen gözyaşlarının üzerinde yükselelen kanlı ve kirli bir yaşam........
