menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dayanışma bir kez daha hatırlattı: Birlikte güçlüyüz

4 0
22.05.2026

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ’ın üç ay süren tutukluluk sürecinde gazeteci arkadaşlarının onun serbest bırakılması için gösterdiği dayanışma bir kez daha hatırlattı:

Gazetecilerin birlikte mücadele etmekten başka çaresi yok, çünkü gazeteciler ancak birlikte güçlü.

Gazeteci Alican Uludağ, 19 Şubat 2026 günü akşam saatlerinde, Ankara’daki evinde gözaltına alındı. Apar topar İstanbul’a götürüldü. Kendini 22 saat içinde cezaevinde buldu. Tutuklama kararı, “kuvvetli suç şüphesi” ve “delilleri yok etme/gizleme ihtimali” ile gerekçelendirildi. Kararda Alican Uludağ’ın “kolluk marifetiyle yakalandığı” ifadesi vardı. Bunun kaçma şüphesine işaret ettiği belirtildi.

Oysa Uludağ, evinde ailesiyle birlikte otururken gözaltına alındı. Polis, evini aramadı. Uludağ’ın hazırlanmasını bekledi ve alıp İstanbul’a götürdüler.

Alican’ın gözaltına alınıp hızla tutuklanmasından yaklaşık 10 gün sonra, 28 Şubat’ta ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınması talimatında, açık adresinden veya yoksa gidebileceği yerlerin araştırılmasıyla yakalanması istendi. Ama Şener, “yakalanmadı.” Emniyet’e kendisi gitti. Hakkındaki işlemleri kendisi başlattı. Şener ile birlikte Koza TV muhabiri Sergen Ölçer ve Koza TV Genel Müdürü Mehlika Bilen de gözaltına alındı. Gazeteciler 1 Mart’ta serbest bırakıldı.

Bu kez BirGün Gazetesi’nin Ankara muhabiri İsmail Arı, 21 Mart’ta, bayram nedeniyle aile ziyareti için gittiği Tokat’ın Turhal ilçesinde gözaltına alındı. Hızla Ankara’ya getirildi, bayramın son günü tutuklandı.

Gazeteciler Türkiye’de hukukun dışında kalan uygulamaları yaşamaya da onlarla mücadele etmeye de alışıktır. Uludağ, Şener ve Arı’nın şehirlerarası “operasyonlarla” gözaltına alınması, Uludağ ve Arı’nın 24 saat içinde tutuklanması yeni bir hukuksuzluk dalgasının geldiğini gösteriyordu. Hızla örgütlenmek ve dayanışmak şarttı.

Ankara ve İstanbul’daki meslektaşlar, Alican Uludağ’ın gözaltına alınmasından hemen sonra “Alican’ın Arkadaşları” adıyla bir araya geldi. İletişimi hızlandırmak için bir WhatsApp grubu kuruldu. Grubun üye sayısı kısa sürede 90 kişiye ulaştı. Tutukluluğun hukuksuzluğunu güçlü bir şekilde vurgulamak için sosyal medya hesapları da açıldı.

Hızla harekete geçilerek, ifadesi alınmakta olan Uludağ’ın serbest bırakılması için Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yapıldı. Türkiye Gazeteciler Sendikası, Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Disk Basın-İş, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Diplomasi Muhabirleri Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, KESK Haber Sen ve Ekonomi Muhabirleri Derneği yan yana durarak Alican Uludağ’ın........

© Journo