menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Metin Göktepe Ödülleri, Fadime Ana’ya ve gazetecilikte ısrara

32 0
10.04.2026

Hakikat mücadelesinin simge isimlerinden Metin Göktepe’nin adıyla verilen ödüllerde bu yıl bir ilk yaşandı.

“Tutuklu gazeteciler” başlığıyla verilen Jüri Özel Ödülü, “Benim için hepiniz Metin’siniz” diyen Fadime Ana’ya verildi.

30 yıl önce gözaltına alındıktan sonra dövülerek öldürülen gazeteci Metin Göktepe, Türkiye’de basın özgürlüğü mücadelesinin simge isimlerinden biri olmaya devam ediyor. Aradan geçen yıllara rağmen onun adı, hakikat arayışının ve gazetecilere yönelik şiddetin unutulmayan bir sembolü olarak anılıyor.

Bu yıl 29.’su düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri de bu hafızayı bir kez daha canlı tuttu. Ödül jürisi, ilk kez “Tutuklu gazeteciler ve saldırı altındaki gazetecilik” başlığı altında Jüri Özel Ödülü verilmesine karar verdi. Jüri, ödülün; hakikat peşinde koşan tüm gazeteciler için “Benim için hepiniz Metin’siniz” diyen Fadime Göktepe’ye verilmesini kararlaştırdı.

Çok sayıda kişinin katıldığı ödül töreni Hrant Dink Vakfı’nda yapıldı. Tören, geçtiğimiz yıl sokak ortasında katledilen gazeteci Hakan Tosun anılarak açıldı. Öte yandan tutuklu gazetecilere de selam gönderildi.

Törene 97 yaşındaki Fadime Ana da katıldı. Ayakta durmakta güçlük çeken Fadime Ana, ödüle ilişkin duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Çok duygulandım. Metin beni yaktı. Hiç aklımdan çıkmıyor. Burada herkes Metin’in arkadaşı. Hepsi Metin gibi.”

Özgür Özel de törene bir mesaj gönderdi. Özel, Metin Göktepe için, “Metin Göktepe’nin adı, gerçeğin bedelinin ne kadar ağır ödendiğinin en çarpıcı hatırlatmalarından biridir” ifadelerini kullandı.
Özel mesajında ayrıca, “Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, İsmail Arı ve Pınar Gayıp başta olmak üzere tüm tutuklu gazetecileri dayanışma duygularımla selamlıyorum” dedi.

Metin Göktepe’nin adıyla verilen ödüller, yalnızca başarılı gazeteciliği değil, aynı zamanda bedel ödenerek sürdürülen hakikat mücadelesini de hatırlatıyor. Aradan geçen on yıllara rağmen, Türkiye’de gazeteciler için bu mücadelenin hâlâ sürdüğü gerçeği ise değişmiyor.

O........

© Journo