menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölümün sayısı var, acının yok

31 0
15.03.2026

Yaşadığım kasabadan uzaklaşıp şehirde, güzel bir gün geçirecektim. Geçirdim de. Lucie, Hümeyra ve ben… Bin yıllık arkadaşlarım. Ne güzel güldük eğlendik derken eve geldim ve sosyal medyaya baktım. Kimden kaç kişi öldü? Kim öldü? Nasıl öldü? Daha kim ve kaç kişi daha ölecek?

Haberler yine aynıydı…

Günlerdir aynı cümlelerin etrafında dönüp duruyoruz.

Televizyon ekranlarında, haber sitelerinde, sosyal medyada…

Her yerde aynı başlıklar, aynı sorular. Bir olay olur ve ilk refleksimiz aynı olur: “Kaç kişi öldü?”

Bir süre sonra fark ediyor insan; biz artık ölümün kendisini değil, bilançosunu konuşuyoruz.

Ekranlarda rakamlar büyüyor. Alt yazılar değişiyor.

“Son dakika” başlıkları geliyor.

Bir süre sonra yeni bir sayı açıklanıyor. Üç kişi… on kişi… kırk kişi… yüz kişi…

Rakamlar büyüyor ama anlamı küçülüyor.

Çünkü rakamların bir yüzü yoktur.

Bir sabah uykusundan kalkıp aceleyle evden çıkmış bir insanı anlatmaz.

Bir çocuğun odasında bıraktığı oyuncakları, bir annenin mutfakta yarım kalan çayını, bir babanın cebinde kalan son mesajı anlatmaz.

Ama gerçek olan tam da budur.

Her sayı aslında bir hayattır.

Birinin annesi. Birinin kardeşi. Birinin........

© İz Gazete