menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Varış Yanılgısı ve Küçük Ölümler

10 0
09.02.2026

AMCAM iyi bir hatipti. Kendisini dinletirdi. Ateşindi. Heyecanı bedeninden taşar ve muhataplarını sarardı. Bir devlet kurumunda çalışıyor olmasına karşın oturduğu ilçenin büyük camilerinde vaaz verme müsaadesine sahipti. Aldığı davetleri geri çevirmez mümkün olduğunca icabet edip vazife şuuruyla hizmet ederdi. İlk sohbetini minik halimle köy camimizin mihrabında dinlemiş nasıl da gururlanmıştım. Cemaatin hayretle dinlemesi ve çıkışta anlatılanları hararetle yorumlamaları bana doyumsuz bir lezzet tattırmıştı.

Merhum kayınpederim de öyleydi. Arkadaştılar. Medresede aynı hocadan okumuşlardı. İyi bir konuşmacıydı. Müdakkikti. İnceler, araştırır, tetkik ederdi. Dayanaksız bir şey söylemezdi.

İkisi de idolümdü. Onlara benzemek isterdim.

Kasetçalar dönemiydi. Henüz CD veya diğer kayıt alıcılar yoktu. Köyümüzün diğerlerine göre daha varlıklı uzaktan annemin akrabası olan hacı abinin evinde büyük teyp vardı. Birçok da kaset. Öğle namazı çıkışlarında gider dönemin şöhret bulmuş büyük hocalarının sohbetlerini dinlerdik. Bu da benim onlara benzeme arzumu derinden etkileyip tetiklerdi.

Peki, sonuç ne oldu? Tam bir hayal kırıklığı… Bırakın iki idolümü aşmayı seviyelerine ulaşamadım bile.

KÜÇÜK ölümlerdir hayal kırıklıkları…

Kim bilir, bu küçük ölümler olmasaydı diğerine varırken daha fazla acı çekecektik. Yapamadıklarımız, edemediklerimiz, ulaşamadıklarımız, kavuşamadıklarımızın her biri ölümün bir minik numunesini tattırıyor bize.

Küçük küçük ölüyoruz… Küçük ölümlerle büyük ölüme taşınıyoruz adım adım…

Ulaşabildiklerimiz, kavuşabildiklerimiz, elde ettiklerimiz bizi tatmin ediyor mu derseniz, hayır.

Hayalini kurduklarımıza ulaştığımızda hiç de beklediğimizi, umduğumuzu bulamıyoruz.

Bu da bir küçük bir ölüm........

© İstiklal