Çekirdekten Yeşeren Umutlar
Zeyrek’in bin yıllık taşlarına sinmiş o vakur ruhun gölgesindeki bir sarnıçta, geçmişle geleceğin zarif bir köprüyle bağlandığı çok özel bir buluşmaya tanıklık ettik. Tarihin kalbinin attığı bu kadim semtte, toplumun yararını merkeze alan böylesine kıymetli bir projenin filizlenmesi, bir sosyal sorumluluk adımı gibi gözükse de aynı zamanda toprağa, insana ve geleceğe duyulan derin bir vefanın tezahürüydü.
Zeyrek’in kalbinde bir gelecek muştusu
İstanbul’un yedi tepesinden birinde, zamanın adeta durduğu, her sokağında bir hikâyenin fısıldandığı Zeyrek; benim için bir coğrafi mekândan ziyade ruhun nefes aldığı bir maneviyat durağıdır aynı zamanda. Bu semt, Mehmet Emin Tokadi Hazretleri’nin manevi muhafızlığında, İstanbul’un asli kimliğini koruyan nadir köşelerden biri. Caminin vakur duruşu, müştemilatın o insana huzur veren mimari dokusu ve İstanbul’un silüetini bir tablo gibi önümüze seren eşsiz manzarasıyla Zeyrek, adeta bir açık hava müzesidir. İşte bu tarihi atmosferde, gastronominin nezaketle buluştuğu Tchibo ev sahipliğinde gerçekleşen bu toplantı, benim için adeta tarihi bir tanıklıktı.
Bu bölgenin benim için bir diğer kıymetli yanı ise, burada çarpan samimi kalpler. Daha çok Siirtli hemşerilerimin bu civarda ikamet ediyor olması, semtin o kadim dokusuna Anadolu’nun misafirperverliğini ve bereketini katıyor. Sokaklarda dolaşırken duyduğunuz aşinalık, bu tarihi dokuyu daha da canlandırıyor. Böylesine köklü bir geçmişe ve aidiyet hissine sahip bir mekânda, "geleceği" konuşmak; yani gençlerimizin, çocuklarımızın yetişmesi için omuz omuza vermek, projenin anlamını katbekat artırdı.
Güçler nitelikli eğitim için birleşti
Toplum yararına çalışan kurumların bir araya gelmesi, geleceğimizi şekillendirecek olan gençlerin yolunu aydınlatmak adına hayati bir önem taşıyor. Kahve sektörünün dev ismi Tchibo Türkiye, eğitim denilince akla gelen ilk kalelerden Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ve sosyal sorumluluğu kurum kültürünün bir parçası haline getiren Migros, Zeyrek’in bu büyüleyici atmosferinde "nitelikli eğitim" için bir söz verdiler. “Güzel hikâyeler çekirdekten başlar” mottosuyla yola çıkan bu proje, aslında bir toplumun kalkınma reçetesini de sunuyor: Temelden, en küçük birimden başlayarak büyümek.
Projenin lansmanı; Tchibo Türkiye Genel Müdürü Burak Deniz, TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, Migros Hızlı Tüketim Ürünleri- Gıda Pazarlama Direktörü Caner Yaman ve projenin dijital elçiliğini üstlenen kıymetli sanatçı Ceyda Düvenci’nin katılımıyla, samimi bir sofrada paylaşılan bir dert ortaklığına dönüştü.
"Bu proje geleceğimizin taahhüdüdür"
Toplantının en can alıcı noktalarından biri, projenin ticari bir hedeften ziyade bir "gönül borcu" olarak tanımlanmasıydı. Tchibo Türkiye Genel Müdürü Burak Deniz, kahvedeki nitelik anlayışını toplumsal faydaya nasıl tahvil ettiklerini şu sözlerle dile getirdi:
“Tchibo olarak, hayatın küçük anlarına keyif katan kahvemizi, bugün çocuklarımızın geleceğine dokunan kalıcı bir katkıya dönüştürüyoruz. Çekirdek kahve pazarının lideri olarak 20 yılı aşan süredir Türkiye’de sunduğumuz ‘nitelikli kahve’ deneyimini, şimdi çocuklarımızın nitelikli eğitim yolculuğuna taşımanın gururu içindeyiz. Bugün burada bir geleceği inşa etme sözünü paylaşıyoruz. Önümüzdeki bir yıl boyunca 3.000 TEGV’li çocuğumuzun eğitimini, herhangi bir satış hedefinden bağımsız olarak, projenin ilk adımından itibaren koşulsuz bir sosyal yatırım olarak taahhüt ediyoruz. Bu rakam bizim için bir sayı değil; çocuklarımızın yıllar sonra gerçekleştireceği hayaller, projemizin gerçek başarı hikâyesi olacak. Yarının hikâyelerini, bugünden o ilk 'çekirdekten' başlayarak birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz.”
Burak Bey’in bu sözleri, Zeyrek’in bin yıllık vakıf kültürüyle ne kadar örtüşüyor: Veren elin alan eli görmediği, ama sonucun koca bir toplumu ayağa kaldırdığı o asil gelenek, bugün modern bir kurumsal kimlikle yeniden hayat buluyor.
"Çocukların geleceğine birlikte umut oluyoruz"
Eğitimin, bir çocuğun dünyasını değiştirerek aslında koca bir ülkeyi nasıl dönüştüreceğini en iyi bilen kurumlardan biri olan TEGV’in bakış açısı ise toplantıya umut aşıladı. TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, projenin derinliğini şu cümlelerle özetledi:
“‘Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir’ vizyonumuzla 31 yıldır çocuklarımızın, çağımızın becerileriyle donatılmış; sosyal ve duygusal farkındalığı yüksek, bilim ve teknolojiyle üretken, çevreye duyarlı ve donanımlı bireyler olarak yetişmeleri için çalışıyoruz. Bugüne kadar 3 milyon 350 bin çocuğun hayatında kalıcı bir iz bıraktık. Tchibo ve Migros’un katkılarıyla güçlenen iş birliği sayesinde 3.000 çocuğumuzun daha hayatına dokunabilecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Çocukların potansiyelini ortaya çıkaracak ve başarı hikâyelerine dönüşmesine katkı sunacak bu değerli iş birliğinden dolayı çok mutluyuz.”
"Toplum genelinde kalıcı bir etki oluşturmayı hedefliyoruz"
Projenin tüketiciyle buluştuğu köprü olan Migros’un yaklaşımı ise, bu iyilik hareketinin ne kadar geniş bir kitleye yayılacağının teminatı gibiydi. Migros Hızlı Tüketim Ürünleri- Gıda Pazarlama Direktörü Caner Yaman, şu açıklamayı yaptı:
“Migros olarak; 77 bin çalışanımız, 23.500 iş ortağımız ve milyonlarca müşterimizle geniş ve güçlü bir ekosisteme sahibiz. Bu ekosistem sayesinde paydaşlarımızla iş birliği içinde fark oluşturan ortak projeler hayata geçirerek toplum genelinde kalıcı bir etki hedefliyoruz. Çocuklarımızın gelişimine destek vermek ve onların kendilerini gerçekleştirebilecekleri alanlar açmak, Migros’un fırsat eşitliğine verdiği önemin somut bir yansımasıdır. Eğitim gönüllülüğünün Türkiye’deki en güçlü temsilcilerinden biri olan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ve kıymetli iş ortağımız Tchibo ile toplumsal faydayı odağına alan bu projenin bir parçası olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.”
Zeyrek’ten yarınlara uzanan köprü
Toplantı sona erip Zeyrek’in dik yokuşlarından aşağı doğru inerken, zihnimde rakamlar veya projeler değil, bu kadim semtin ruhuyla birleşen o "iyilik" kokusu vardı. Bir yanda Zeyrek’in temsil ettiği o büyük manevi miras, diğer yanda teknolojinin ve modern eğitimin imkânlarıyla donatılacak olan 3.000 fidan...
Bu çalışma, kurumların kâr elde etmenin dışında, değer odaklı bir araya geldiklerinde nasıl birer "umut mimarı" olabileceklerini ispatladı. Gençlerin yetişmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması ve "nitelikli" bir yaşamın her çocuğun hakkı olması için atılan bu imza, Zeyrek’in tarihine altın harflerle yazılacak kadar değerli. Zeyrek’in o eşsiz manzarasında yudumlanan bir fincan kahvenin, artık bir keyiften öte bir çocuğun okul çantasındaki kitap, bir sınıftaki aydınlık veya bir gencin kurduğu hayal olduğunu bilmek paha biçilemez.
Bir kahve çekirdeğiyle başlayan bu yolculuğun, binlerce çocuğun başarı hikâyesiyle taçlanmasını diliyorum.
