Makyajlı Politika
Kocaman bir labirentin içindeyiz ve sürekli aynı yerlerde dönüp dolaşıp başa dönüyoruz. Her başa dönüşte umudumuzu biraz daha yitiriyoruz; hiçbir sokak mutluluğa çıkmıyor. Halkı gözlemliyorum; her alanda herkes somurtkan. Kocaman bir sosyal çürümenin ortasındayız.
Peki neden bu başlığı kullandım? Çünkü "makyajlı politika"; ekonomik öngörülerin, gerçeklerin ve niyetlerin halka, seçmene ya da uluslararası kamuoyuna daha cazip, yumuşatılmış, süslenmiş veya olduğundan farklı gösterilerek sunulmasını ifade eden hormonlu bir kavramdır. Ekonomik göstergelerin veya yönetimsel-politik başarısızlıkların; istatistiksel oyunlarla, algı yönetimiyle veya parlak söylemlerle olduğundan daha iyiymiş gibi gösterilmesine makyajlı politika diyoruz.
Bazı politikacıların işi adaleti sağlamak değil, daha fazla güç ve menfaat elde etmektir. Ne yazık ki dar düşünceli insanlar her zaman sonuçlarla ilgilenir ve "Çalıyor ama çalışıyor" derler. Politikacıların genelde kullandığı manipülasyon türleri; din, millete övgü, yalan, oy ticareti, oy satın alma ve hizmet kayırmacılığı gibi yöntemlerdir. Ülkenin güncel ekonomik ve sosyal sorunlarını geçici olarak unutturmak için "sahte gündemler" oluşturup halkın dikkatini bu yeni gündeme çekerler. Günümüzde maalesef bu duruma çokça rastlamaktayız. Bol keseden atılan ne vaatlere şahit oluyoruz!
"Oylarınız boşa gitmesin", "Zaten o partinin kazanma şansı yok", "İstikrarı bozmayalım" gibi politik manipülasyonlarla halkı etkilemeye çalışırlar. Yerini sağlamlaştırmak isteyen iktidardaki siyasi liderler, hukuk dışı yollara başvurmaktan çekinmez; anayasal görev süresi veya dönem sınırı kuralını esnetmekten kaçınmazlar. Velhasıl,........
