menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

​​​​​​​Küresel Belirsizlikler Çağında Yeni Stratejik Akıl

16 0
20.04.2026

21. yüzyılın ikinci çeyreği klasik güç mücadelesi paradigmalarının ötesine geçen çok katmanlı/çok boyutlu bir belirsizlik çağını da beraberinde getirmiştir. Jeopolitik rekabetin derinleştiği, kırılganlıkların arttığı, enerji arz güvenliğinin kırılganlaştığı ve bölgesel aktörlerin yeniden konumlandığı bu yeni dönemde; diplomasi, istihbarat ve ekonomi politikaları arasındaki sınırlar giderek silikleşmekte/geçirgen hâle gelmektedir.

Bu yeni denklemde Türkiye diyalog kurucu rolü, istihbarat kapasitesi ve çok boyutlu dış politika yaklaşımıyla yalnızca bölgesel krizlere tepki veren değil, aynı zamanda hem bölgesel hem de küresel krizleri yöneten/şekillendiren bir aktöre dönüşmektedir. Bu yıl beşincisi gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu’nu bu minvalde değerlendirmek gerekir.

Antalya Diplomasi Forumu: Stratejik Aklın Kurumsallaşması

Antalya Diplomasi Forumu (ADF), küresel belirsizlikler çağında aktörlere belirsizlik yönetimi, istihbarat diplomasi faaliyetleri ve diyalog ortamı sunma anlamında ortak stratejik aklın yeniden üretildiği bir merkez işlevi görmektedir. “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek” teması çerçevesinde şekillenen forum, devletlerin artık yalnızca krizlere reaksiyon veren değil, belirsizliği yöneten yapılar inşa etmesi gerektiğini de ortaya koymaktadır.

Forumun çok paydaşlı yapısı; liderler, akademisyenler, istihbarat uzmanları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirerek klasik diplomatik sınırların ötesinde bir etkileşim alanı sunmaktadır. Bu bağlamda ADF güven krizinin derinleştiği uluslararası sistemde diyalog kanallarını açık tutan bir “stratejik ara yüz” olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’nin burada üstlendiği rol yalnızca ev sahipliği değil; aynı zamanda küresel ölçekte güven inşa eden bir aktöre dönüşümdür.

İstihbarat Diplomasisi ve Türkiye’nin Arabulucu Gücü

Günümüz güvenlik ortamında asimetrik tehditler; terör ağları, stratejik tesislerin/alt yapıların hedef alınması, siber saldırılar ve hibrit savaş unsurları üzerinden şekillenmektedir. Bu nedenle klasik diplomasi tek başına yeterli kalmamakla birlikte istihbarat üretimi ve paylaşımı dış politikanın ayrılmaz bir parçası hâline dönüşmektedir.

Türkiye’nin özellikle son yıllarda geliştirdiği istihbarat kapasitesi Türkiye’yi yalnızca sahada değil, masada da belirleyici bir aktöre dönüştürmüştür. Türkiye mevcut istihbarat kapasitesine istihbarat........

© İstiklal