menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Washington'un Moskova Mesajı, Atina'nın Kalkanı ve İstanbul'un Masası

10 0
01.09.2026

Benim okuduğum büyük resim: Dünya İran savaşıyla meşgulken Washington Rusya'yı NATO konusunda uyarıyor, İsrail Yunanistan'a dev bir hava savunma şemsiyesi kuruyor; Türkiye ise Suudi sermayesi ve Pakistan'ın nükleer caydırıcılığıyla bambaşka bir güvenlik denkleminin merkezine yerleşiyor.

Ben bu tabloyu yalnızca üç ayrı haber olarak okumuyorum.

Son günlerde peş peşe gelen gelişmeleri aynı haritanın üzerine koyduğumuzda, çok daha büyük bir stratejik hareketlilik ortaya çıkıyor.

Moskova'ya giden CIA Direktörü John Ratcliffe'in ziyareti bunun ilk işaretlerinden biri.

ABD kaynaklı haberlerde Ratcliffe'in Moskova'ya Rusya'nın NATO üyesi bir ülkeye saldırmaması yönünde açık bir uyarı götürdüğü ileri sürülüyor. Kremlin ise görüşmenin Rus istihbarat yetkilileriyle yapıldığını, Putin'in sonuçlardan haberdar edildiğini açıklıyor. Ziyaretin içeriği kamuoyuna bütünüyle açıklanmış değil.

Ben burada ziyaretin kamuoyuna açıklanan kısmından çok zamanlamasına dikkat ediyorum.

Çünkü aynı günlerde Avrupa'da Rusya'nın NATO ile doğrudan bir çatışmayı test edebileceğine ilişkin istihbarat tartışmaları yeniden yükseliyor.

Washington Post, CIA Direktörü'nün Moskova ziyaretinden hemen önce Amerikan istihbarat değerlendirmelerinde Putin'in Ukrayna savaşının ardından ABD'yi ve NATO'nun kararlılığını test edebileceğine ilişkin kaygıların bulunduğunu yazdı.

Elbette buradan “Rusya NATO'ya saldıracak” sonucu çıkarılamaz.

Ben böyle bir iddiada bulunmuyorum.

Fakat devletlerin savaş hazırlıklarını çoğu zaman savaş başlamadan önce yaptığını biliyoruz.

Ve bugün Avrupa'nın yaptığı tam olarak buna benziyor:

Savaş çıkacağını ilan etmiyor; savaş ihtimalini satın alıyor.

İŞTE AŞİL KALKANI'NIN BENİM İÇİN ASIL ANLAMI

Bugün İsrail ile Yunanistan arasında yaklaşık 3 milyar avroluk Achilles Shield anlaşmasının imzalanması bu nedenle benim açımdan sıradan bir savunma sanayii haberi değil.

İsrail, Yunanistan'a yalnızca birkaç füze sistemi satmıyor.

Komuta-kontrol altyapısı...

Çok katmanlı hava ve füze savunması...

Üstelik teknoloji transferi ve yerel savunma sanayii işbirliği de paketin parçası.

Yunanistan'ın 2036'ya kadar yaklaşık 28 milyar avroluk kapsamlı askerî modernizasyon programı yürüttüğü de düşünüldüğünde, Atina'nın yalnızca bugünün savaşına değil, geleceğin savaşına hazırlandığını görüyoruz.

Benim burada yaptığım stratejik okuma şu:

Eğer Washington Moskova'nın Avrupa'da NATO'nun dayanıklılığını test etme ihtimalinden endişe duyuyorsa, Avrupa'nın güneydoğu kanadındaki hava savunmasının güçlendirilmesi de tesadüfi bir gelişme olarak görülemez.

Bunun doğrudan “Rusya'ya karşı Yunanistan üzerinden savaş planı” olduğunu söylemek için elimizde yeterli kanıt yok.

Fakat NATO'nun güneydoğu kanadının güçlendirilmesi açısından bakıldığında, Yunanistan'ın seçilmesi stratejik olarak anlamlıdır.

Türkiye'nin hemen batısında,

Doğu Akdeniz'in girişinde,

Balkanlar ile Akdeniz arasında,

NATO'nun güneydoğu hattında bulunan bir ülkedir.

Dolayısıyla Atina'nın hava savunma kapasitesinin dramatik biçimde artırılması yalnızca Atina'nın meselesi değildir.

Ankara'nın da hesaba katması gereken yeni bir askerî gerçekliktir.

ŞİMDİ HARİTANIN DİĞER TARAFINA BAKALIM

Ve tam burada benim asıl analizim başlıyor.

Bir tarafta İsrail-Yunanistan hattında yüksek teknolojiye dayalı hava ve füze savunma mimarisi kuruluyor.

Diğer tarafta Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan arasında yeni bir karşılıklı savunma mekanizması kurumsallaştırılıyor.

Bugün İstanbul'da bunun ilk stratejik komite toplantısı yapıldı ve üç ülke anlaşmanın uygulanması için Suudi Arabistan merkezli bir sekretarya kurulacağını açıkladı.

Şimdi bu üç ülkenin kapasitesini yan yana koyuyorum.

NATO üyeliği güçlü konvansiyonel askerî kapasite gelişen savunma sanayii jeostratejik konum.

Enerji sermaye Körfez jeopolitiği büyük savunma bütçesi.

Nükleer caydırıcılık geniş askerî tecrübe Güney Asya'daki stratejik........

© İstiklal