TOPLUM MU? TOP/LUM MU?
Ünlü Türk Mütefekkir Cemil Meriç der ki; "Yaprak ağaçtan düşünce, rüzgârın oyuncağı olurmuş."
Kitapçı Baba der ki; “Bir toplumu özünden ve kökünden kopardıktan sonra istediğin tarafa vur. Çünkü o toplumun bir futbol topundan farkı yoktur.”
Bizi ne halden ne hale getirdiler?
Bu ah çekişim sırasında Üstadım Mehmet Akif Ersoy ve onun şu mısraları aklıma geldi:
"Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!"
Bu toplum, daha doğrusu bu cemiyet, bu Ümmet, bu Millet, maalesef gün geçtikçe özünden, kökünden kopartılmış, oradan oraya sürüklenmiştir.
Bu süreç bundan 200 yıl önce başlamıştır. Tarihimizde 1826 yılında bir vaka var. Sultan 2. Mahmud, o yılda topla-tüfekle Yeniçeri Ocağını ortadan kaldırdı. Ondan sonra da kafasına göre takıldı. Yok Tanzimat Fermanı, yok şu Fermanı diye 1826 yılından itibaren Batılılaşma (esasında Batıl/laşma) başladı.
Bu toplumu “özünden/kökünden koparılış” sürecinin ilk sorumlularından biri işte Mahmud adındaki Padişah’tır. Bu tarihten yani 1826’dan 1839 yılına geldiğimizde, 2. Mahmud ölmüştür. Yerine Sultan Abdulmecid gelmiştir. Ve o da bir kukladır. İpler Mason bir adamın elindedir. O adamın adı Mustafa Reşid’tir. (Bir de Paşa diyorlar ki, bu deyimi sevmediğim için ben Mustafa Reşid diyorum) O........
