Kaybolan Ebeveynlik İrfanı
Eskilere sorarlardı: “Bu çocuklar sizin mi?”Onlar, bugünün anne babaları gibi tereddütsüz “Evet, benim” demezlerdi.Seslerini alçaltır, kalplerindeki hakikati ele veren bir cümle kurarlardı: “Nasipse bizim.”Bazen daha da ileri giderlerdi: “Başka sahibi çıkmazsa bize emanetler.”Bu cümle, bir tevazu cümlesi değildi sadece.Bu cümle, bir varlık anlayışıydı.Bir çocukla kurulan ilişkinin mahiyetini belirleyen bir idrakti.Çünkü onlar çocuğu mülk olarak görmüyordu.Emanet olarak görüyordu.
Emanet, insanın istediği gibi şekillendireceği bir şey değildir.Emanet, sahibinin muradına uygun korunacak bir şeydir.Bu yüzden eskiler çocuklarını severken bile ölçü sahibiydi.Sevgileri derindi ama sınırsız değildi.Şefkatleri büyüktü ama kutsallaştırıcı değildi.Çocuklarını hayatlarının merkezine koymuyorlardı.Hayatın içine yerleştiriyorlardı.
Bugün ise modern ebeveyn, çocuğu hayatın içine yerleştirmiyor.Hayatı çocuğun içine yerleştiriyor.Evler çocukların etrafında dönüyor.Kararlar çocuklara göre alınıyor.Hayat çocuklara göre eğilip........
