menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nasrallah'ın Cenazesinde Neler Gördüm?

7 1
10.03.2025

Dünyanın özgür insanlarını, Şiisiyle Sünnisiyle Direniş Mektebi’nin aziz evladlarını hüzne boğan, tarifi zor bir insanın cenazesine tanıklık ettik. Tarihler 23 Şubat 2025. 5 ay geçmiş Seyyid Hasan Nasrallah’ın şehadetinin üzerinden ve hiç unutulmamış. Sanki yaşıyor. Hala halkının arasında, mücahidlerinin önünde. Sağken de diriydi. Şimdi şehid ama daha bir diri olarak yaşamaya devam ediyor.

Nasrallah’ın cenazesinde, İsrail’in bir geleceğinin olmadığını ve kat’i surette mağlubiyetini gördüm. Bu yazıdan tek bir cümleyi öne çıkaracak olsam, bu cümleyi seçerdim. 7’den 70’e yüzbinlerce insan, evlerinden, iş yerlerinden, yakından-uzaktan, başka ülkelerden yola çıkarak Seyyidlerine yürüdü, muhabbete, mukavemete, mücahedeye, nitekim vefaya yürüdüler. Gönüller mahzun, gözler yaşlıydı. Fakat herkes bir o kadar da kararlıydı. Kilometrelerce olsa mesafe, yüzbinler yürümeye devam ederdi. Böyle bir atmosfer vardı Lübnan’da.

Lübnanlı makamlar, cenazede bir buçuk milyona yakın kişinin bulunduğunu duyurdu. Buna rağmen bir izdiham, karmaşa, plansızlık görmedim. Bir buçuk milyon insanla, muhteşem ve tıkır tıkır işleyen bir organizasyondu. Ses sistemleri, afişler, pankartlar, ikramlar, insanların ihtiyaçlarına yönelik şeyler… Hepsi tam hazırdı. Programın mottosu, “İnne ‘ale’l-ahd” idi, yani ahdimiz üzereyiz. Hizbullah tüm kademeleriyle, bu mesajın bir slogan olmadığını gösterdi ve bir buçuk milyon insan adete şöyle haykırdı: Biz ayaktayız, yerimizdeyiz, vazgeçmedik.

Lübnan’da çok farklı bir insan profili gördüm. Mezhepçiliği, milliyetçiliği, kavmiyetçiliği aşmış. Özetle prangaları kırmış insanlar. Peki bu insanların hepsi çok iyi eğitimler almış, görmüş geçirmiş insanlar mı? Hayır. İlginç olan nokta da tam burada.........

© İslami Analiz