menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geçen ve Gelecek

13 0
15.08.2026

Geçenlerde pek kıymetli bir hocam, geçenlerden üç geçeni anlattı. Birincisi başımızdan geçenler. İkincisi aklımızdan geçenler. Üçüncüsü de gönlümüzden geçenler.  

Sergüzeşt, yani baştan, başımızdan geçenler, aklımızdan geçenleri etkiler. Etkilemeli de. Mühim olan baştan geçenlerin, akıldan geçenlere etkisi değil, etkilediği sırada bir hatıra / anı olmaktan çıkıp tecrübeye dönüşüp dönüşmediğidir. Baştan geçenler, üzerinde muhasebe ve muhakeme yaparak akledilince geçmiş, anı ya da hatıra olmaktan çık(arıl)ıp tecrübe hâline ge(tiri)lir. Tecrübe olamamış geçenler güzel ve olumlu ise akıldan geçenlere duygu olur. Şayet kötü ve olumsuz ise akıldan geçenlere pranga olur, engel olur, tuzak olur, zindan olur. Başımızdan geçenlerin aklımızdan geçenleri etkilemesi hem kaçınılmaz hem de meşrudur. Umulur ki, tecrübe olmuş geçenlerin etkisi daha çok olsun.

Geçmişte yaşanmış bir kıtlığın, savaşın, hastalığın veya kazanın ciddi etkileri olacağı açıktır. Bir daha kıtlık olmasın diye çalışmalar yapmak kıtlığın tecrübesinin etkisidir. Pintilik yapmak ise geçenin etkisi duygudur. Savaşa hazırlanmak tecrübe, korkmak duygudur. Keza güvenlik önlemlerini artırmak tecrübe iken hasta olmamak ya da kaza yapmamak için hiç dışarı çıkmamak duygudur.  

Bir de gönlümüzden geçenler var ki, aklımızdan geçenleri zinhar etkilememelidir. Böylesine bir etki hem zayıflıktır hem duygusallığa yol açacağı için zararlıdır hem de yanlıştır. Gönülden geçenler, akıldan geçenler için kesinlikle bir kıstas ya da mihenk taşı sayılmamalıdır. Bu hâliyle meşruiyetin kaynağı olamaz ve meşru kabul edilemez. 

Eskiden istikbal denirdi gelmemiş olana. Kimi gelsin isterdi, gelmesini umardı. Heyecanla, gelsin ve istediklerini getirsin diye sabırsızlıkla beklerdi. Kimi gelmesinden korkardı ve........

© Internethaber