İnsan-ı Kâmil Ufku ve Maarif Reformunu Rehin Alan Müfredat Tekeli
✨ Dilde ve Düşüncede Derinleşme Kongresi Değerlendirmesi
Ankara’da, TOBB İkiz Kuleleri’nde 9-10 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Üzerine Dilde ve Düşüncede Derinleşme Kongresi”, yeni müfredat felsefesinin iki yıllık saha yansımalarını ve pratik çıktılarını ortaya koyan milat niteliğinde bir organizasyondur. Bu kongre, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni (TYMM) sadece teorik bir reform metni olmaktan çıkarıp bir “medeniyet iddiası” ve “anlam kurma süreci” olarak temellendiren akademik ve uygulamalı bir zemin sunmuştur. Yeni müfredatın sahadaki yansımalarını, getirdiği felsefi dönüşümü ve sahip çıkıldığında barındırdığı muazzam güzellikleri gözler önüne seren bu buluşma, aynı zamanda modelin önündeki o köklü yapısal engelleri bizzat uygulayıcıların gözünden masaya yatıran, şimdiye kadar yapılmış en stratejik ve kritik ayna olmuştur.
Maarif Platformu olarak, kuruluşumuzdan beri bu modelle doğrudan ilgilenen, sistemin önündeki prangaları ve tıkanıklıkları hazırladığı rapor ve analizlerle kamuoyu ve ilgililere sunan bir ekibiz. Bu büyük yürüyüşün en sarsıcı virajlarından biri olan kongrenin felsefi zeminini ihraç etmeden önce, en kalbi şükranlarımızı sunmayı bir maarif borcu biliyoruz. TOBB’un bu sürece öncülük etmesi, iş dünyası ile eğitim nizamını stratejik ve fıtri bir paydada buluşturması, modelin toplumsal mutabakat zeminini güçlendiren çok değerli bir vizyoner girişimdir. Bu doğrultuda, çalışmanın gerçekleşmesinde ve bu imkânların önümüze serilmesinde emek sahibi olan TOBB Eğitim Meclisi Başkanı Sayın Metin Özer Bey’e ve kıymetli ekibine platformumuz ve milletimiz adına kalben teşekkür ederim. Sayın Özer’in bu vizyoner duruşu her türlü takdirin üzerindedir.
Aynı zamanda, bu büyük organizasyonu en başından itibaren büyük bir özveriyle sırtlayan, tüm kadrosuyla kongre salonlarında ve müzakerelerde hazır bulunan Ortaöğretim Genel Müdürü Sayın Cengiz Mete’yi, kıymetli daire başkanlarını ve tüm bakanlık yetkililerini, sürece verdikleri o güçlü ve samimi kurumsal destekten ötürü tebrik etmek gerekir. Bu önemli organizasyonun sunduğu imkânları, taşıdığı felsefi derinliği ve geleceğe yönelik pedagojik, epistemolojik ve akademik çözüm önerilerini, kısır ve günlük siyasi tartışmaların sığlığıyla değil; çaplı, analitik ve derinlemesine bir analizle şu başlıklar altında kâinatın ve devletin idrakine sunuyoruz:
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, kağıt üzerinde sadece bir müfredat güncellemesi değil; batıdan devşirilen, ruhsuz, insanı mekanik bir robota indirgeyen pozitivist prangalara karşı fıtri ve entelektüel bir başkaldırıdır. Bu model, eğitimi Prusya kışla mekteplerinin “malumat istifçiliği” bataklığından çıkarıp; insanı zihin, kalp ve ruh bütünlüğüyle yeniden inşa etmeyi ve “Maarif” davası haline getirmeyi iddia ediyor.
Kongre salonundaki hararetli sunumları ve müzakereleri iki gün boyunca yerinde takip eden ve Kongre Düzenleme Kurulunda görevli birisi olaak sunum yapan sahada ter döken öğretmenlerin ve konunun uzmanlarının ittifak ettiği ortak nida şuydu: Yeni modelin getirdiği imkân ve malzemeler, eğitimi mektebin dört duvarı dışına taşımayı, yerinde öğrenmeyi, fıtratı araştırmayı ve derin tefekkürü emrediyor; fakat mevcut tekelci nizam ve onun doğurduğu merkezi sınav kırbacı, hem öğrenciyi hem de öğretmeni beton bloklar arasında rehine alıp teste dayalı mekanik talime zorluyor. Salonların ortak ve gür sesi tek bir hakikatte düğümlenmişti: Eğitimin üzerindeki o despotik tekeli kaldırın; öğretmene, veliye, il-ilçe milli eğitim müdürlerine, valilere, belediye başkanlarına, esnaf odalarına ve mahalli idarecilere fıtrata göre eğitim tasarlama yetkisini teslim edin!
Nitekim tam bu noktada, kongre aynasının bize gösterdiği o trajik paradoksla yüzleşmek durumundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ne kadar ulvi ilkeler vazederse etsin, ne kadar derin pedagojik ufuklar çizerse çizsin; arkasındaki tek merkezli “Müfredat Tekeli” baltalanmadığı ve milyonlarca evladı yarış güvercinine........
