menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mekanik Kanatlar ve Zarif Bir Gökyüzü: Motorlukuş’tan Teknofest’e

23 0
13.02.2026

​Cahit Zarifoğlu, Motorlukuş hikâyesinde bizi sarsıcı bir dilemma ile baş başa bırakır. Göğüs kafesinde ilahi bir ritim taşıyan kuşların yanı başında; pille çalışan, gıcırdayan ve metalik soğukluğuyla gökyüzüne sızan bir yabancıyı anlatır.

Hikâye kısaca şöyledir: Yabancı diyarlara giden kırlangıç, otokuşlar tarafından kandırılır ve kendisine küçük bir motor takılır. O artık Kırlanmotor olmuştur. Elbette ilk başlarda çok sevinir buna. Artık çok daha hızlı uçuyordur. Zamanla kırlangıçlığını unutur. Kanatları güdükleşir, bedeni motoru etiyle kavrar. Ama gelin görün ki kırlangıç, motorun kuvvet levhasını gagalamaktan dolayı gagası zarar görür ve özelliğini kaybeder. Uzun zaman sonra kırlangıç ölmesin diye son çare olarak motorun çıkarılmasına karar verilir. Ve işte o zaman içler acısı tablo ortaya çıkar. Kırlanmotor’un hikâyesi bize fıtrat ve taklidin temel çatışmasını ve sonuçlarını anlatır. Zarifoğlu’nun hikâyesinde kırlangıç, fıtratın ve özgürlüğün en duru temsilcisidir. Motorlu olan kırlankuş ise modern insanın tuhaf taklit arzusunun neticesidir. Şair, bu hikâye üzerinden aslında büyük bir varoluş sancısını ortaya koyar. Özünü, kimliğini, yaratılış gayesini unutan bir varlık, gökyüzüne ait olabilir mi?

​Bugün, o masalsı maviliğin altında yeni bir destan yükseliyor. Artık semalarımızda süzülen mekanik varlıklar, sadece birer oyuncak yahut yabancı bir aklın taklidi olma sınırını aşmış durumda. Zarifoğlu’nun o günlerde sorduğu mekanik olanın bir ruhu olabilir mi sorusu, bugün TEKNOFEST meydanlarında cevabını buluyor. Bir nesneye can üflemek, ona sadece bir motor eklemekten öte; ona bir amaç, bir kimlik........

© İnsaniyet