menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir İstanbul Gezisi/Trafiği

11 0
22.07.2026

İstanbul’a yazın iki günlük okul gezisi fikri, realiteyi unuttuğunuz sürece hiç de fena değildir. Unuttuk ve çıktık yola.

Güneş henüz yeryüzüne başını uzatmamışken ve bu insanoğlu yine neler yapıyor diye ufuktan bizi gözlemeye başlamamışken şafak operasyonuna gider gibi yola düzüldük.

Yol bile bize şaşırıyor, tekerleklerin altında uyanan asfalt; bu gürültülü otobüsü algılamakta gecikiyor, biz geçtikten sonra silkelenip yutkunuyor.

Pop şarkılara ses etmedik. Çocuklar kurtlarını döksün, dedik. Yol gidilince biter. Eh bitti. Kendimizi trafikten kilitlenmiş Mısır Çarşısı önünde bulduk. Araç ilerleyemeyince şoför bizi aşağı döktü.

Çoğu İstanbul’u hiç görmemiş elli kişilik grupla Yeni Cami yanından, tramvay yolu kenarından Sultanahmet’e tırmanışa geçtik. Kalabalık sanki bir yerden bir yere gitmiyor, oralarda öylece dolanıyordu. Önümüze atılmak üzere kurgulanmış gibiydiler. Truman’ı anmadan geçmedik. Ter içinde vardık meydana. Gördük ki güzelim camimizde tadilat var. Minareler tam olarak yerinde değil. Cami avlusu serin olur. Hayır değildi. Mermerin beyazına yansıyıp palazlanan güneş, kesintisiz yakıyordu. Cami içi kalabalıktı. Çoğu; cemaatle kılınan namaza rağmen tavana, sağa sola bakıyordu. Turistik bir huşu ile biz de baktık. Namazı seferi kıldık. Topkapı Sarayı salı gününü tatil olarak seçmişti. Girilemedi. Ayasofya’ya gidildi. Üst kata çıkılamadı. Paralı imiş. 1000 lira imiş. Şaşırıldı. Parke taşlı yılankavi cami içi yokuş ve mozaikler öğrencilere gösterilemedi. Müzeler önünde kırk metre kuyruk vardı. Girilemedi.

Yemek vaktiydi. İkram olan tavuk pilav mekânına geçmek için ara sokaklardan seke seke hızla yürüdük. Orada diğer grupla beraber toplam 150 kişi olduk. Tavuk sevmeyen,........

© İnsaniyet