Bingöl’e Gel Bingöl’e
Yazımızın başlığı Bingöl’le ilgili şiir yazan ve yazının sonunda sunacağımız çok yönlü kişi, bilim adamı ve şair Prof. Dr. Abdülhakim Koçin’in Bingöl’e Gel Bingöl’e adlı şiirinden ödünç alınmıştır.
Bazı şehirler vardır; onları görmek için plan yaparsınız, ama gidemezsiniz. Bazı şehirler ise farkında olmadan sizi çağırır. Bingöl’e yolculuğumuz da böyle bir çağrıyla olduğunu söylersek doğruyu söylemiş oluruz. Bir vesilesiyle Bingöl’e yolumuz düştü. Havalimanı kapalı olduğu için doğrudan Bingöl’e inemedik. Önce Muş Havalimanı’na indik. Orada dostumuz ve meslektaşımız Doç. Dr. Murat Vanlı bizi karşıladı. Murat Hocamız Muş’ta kahvaltı teklifinde bulundu. Önce yolda da yapabiliriz dedim, sonra Muş’ta kahvaltı yapmanın daha iyi olacağı düşüncesine vardık. Şehre girerken Muş’ta bulunan diğer bir dostumuz ve Muş İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Abdulalim Demir’i de çağıralım dedik. Oda teklifimizi kabul edip yanına Muş İlahiyat Fakültesi Dekanı Mehmet Salmazer’i alarak birlikte kahvaltı yaptık, hasbihal ettik, ilmi birikimleri paylaştık, güncel ve akademik konuları konuştuk. Güzel bir birliktelik ve buluşma oldu. Dönüş yolunda da aynı ilgiyi bizden esirgemediler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Cuma günüydü daha sonra Muş Ulucami’de Cuma namazını eda ettik. Birkaç tarihi gezdikten sonra Bingöl yoluna revan olduk.
Bingöl şehrinin adının, bölgede bulunan çok sayıdaki göl ve su kaynağından geldiği rivayet edilir. Gerçekten de Bingöl, suyun ve yeşilin iç içe geçtiği nadir Anadolu şehirlerinden biridir. Özellikle ilkbahar aylarında karların erimesiyle birlikte dağlar ve yaylalar adeta bir renk cümbüşüne dönüşür. Çiçeklerle bezenmiş geniş yaylalar, serin rüzgârlar ve berrak akarsular ziyaretçilere eşsiz manzaralar sunar.
İlk durağımız, adını orada duyduğum ve Bingöl denildiğinde akla gelen ilk doğal güzelliklerden biri Solhan ilçesi yakınlarında bulunan Yüzen Adalar oldu. Suyun üzerinde yavaşça hareket eden bu adalar, ziyaretçilerine adeta masalsı bir manzara sunuyordu. Dünyada benzeri az görülen bu tabiat harikasında küçük toprak parçalarının göl üzerinde hareket edebilmesi ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.
Bingöl’ü gördüğümde ilk dikkati çeken şey, şehrin tabiatla olan iç içeliği oldu. Bir tarafta azda olsa karla örtülü zirveler yükselirken, diğer tarafta baharın bütün renklerini taşıyan ovalar uzanıyordu. Şehir girdiğimizde ilk karşılaştığımız kişi Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik oldu. Görüşme talebimizi hemen kabul ettiği için kendisine çok müteşekkirim. Daha önce tanışmadığımız halde, önceden tanışıyor gibi çok güzel ve derin sohbete koyulduk. Ortak dostları andık. Rektör Hocamız üniversite, şehirle ilgili pek çok projelerinden ve çalışmalarından bahsetti. “Yeni Nesil Üniversite” vizyonuyla yola çıkan Rektörümüz, üniversitenin “hastaneden postaneye kadar her kuruma........
