menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özlediğimiz İdealist Öğretmen

10 0
24.11.2025

İnsanın insan olabilmesi, millî ve evrensel nitelikli iyi bir eğitimle mümkündür. Nasıl ki toprağa gömülen çiçek tohumu, su verilmediği takdirde harekete geçip açılarak çiçeğini gösteremezse, bir insan da iyi bir eğitim almazsa şahsiyetini geliştirip olgunlaştıracak fikrî ve ruhi gıdalarını alamaz.

Âlimlerin mürekkebini şehitlerin kanından üstün tutan bir medeniyetin öncüsü büyük Türk hükümdarı Yavuz Sultan Selim’in Mercidabık Seferi’nden dönerken hocası İbni Kemal’in atının ayağından sıçrayan çamurları, kaftanının üzerinde süs sayması ve tabutuyla birlikte mezara gömülmesini vasiyet etmesi; tarihimizde ilme ve öğretmene verilen kıymetin muhteşem örneğidir.

Arthur Ward: “Vasat öğretmen anlatır, iyi öğretmen açıklar, usta öğretmen gösterir, büyük öğretmen ilham verir.” diyor. Eğitimin temeli olan öğretmenler; toplumumuzun her an muhtaç olduğu manevi doktordur, millet ruhunun ilham kaynağı ve mimarıdır. Öğretmen; milletleri, varlığı ile nura, yokluğu ile karanlığa götüren çok kıymetli varlıktır. Terzi kumaşı, ayakkabıcı deriyi, fırıncı unu işleyerek onları insana faydalı hale getirir. Öğretmen ise kâinatın en şerefli varlığı olan insana güzel bir biçim, renk, ruh vermeye çalışır. Bu sebeple toplumun beyni ve kalbi olan idealist öğretmenler, insanı eğitme davasının sevdalılarıdır. Nurettin Topçu’nun veciz şekilde ifade ettiği gibi: “Öğretmen, kaderinin karşısına çıkardığı engellerle mücadele ederken sonuna kadar nefsinden fedakârlık yapmayı göze alabilen cesur insandır.”

Hasretini çektiğimiz eğitimci; Aliya İzzetbegoviç’in “Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olmak lazım.” sözünün şuuruna eren gönül fatihidir. Hakiki eğitimci; İsmet Özel’in bir şiirinde “Ben öyle bilirim ki yaşamak, / berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır.” şeklinde ifade ettiği gibi çocuklar için mücadele etmeyi hayat biçimi gören adanmış dava adamıdır. Öğrencisinin ve milletinin 20-30 yıl sonrasını hayal edip heyecan ve sorumluluk duyan idealist bir muallimdir hasretini çektiğimiz öğretmen.

Çoklu zekâ teorisinden hareketle öğrencilerinin temel bilgileri, ilgileri, yetenekleri ve öğrenme tarzlarındaki ferdi farklılaşmalarını göz önünde tutarak onları akademik, sosyal, kültürel, ahlaki yönden üst seviyeye çıkarmaya, kendilerini tanıyıp gerçekleştirmelerine; milletine ve insanlığa hizmet edecek güzel insanlar olabilmelerine inanç, aşk ve sabırla gayret eden insandır öğretmen.

Hasretini duyduğumuz öğretmen; yetişmeleri için öğrencilerine sevgi, saygı, iş birliği ve öğrenme atmosferi oluşturmaya; özgüven, umut, cesaret aşılamak için anlamlı mesajlar vermeye, kayıtsız şartsız gönlünü açmaya özen gösteren muhabbet fedaisidir. “Kırk yıl boyunca öğretmenlik yaptım. Okula, mabede gider gibi gittim. Hiçbir derse abdestsiz girmedim.” diyen Nurettin Topçu gibi öğretmenliği kutsal bir iş, ibadet olarak gören mübarek eğitimcilere ne kadar hasretiz.

Milletçe özlediğimiz eğitimci; erdemli, şahsiyetli, şuurlu ve güzel insan yetiştirme konusunda karşısına çıkacak her türlü engelle Allah için mücadele etmeye devam edip Üstad Necip Fazıl gibi: “Tohum saç, bitmezse toprak utansın / Hedefe varmayan mızrak utansın. / Hey gidi küheylan, koşmana bak sen’/ Çatlarsan doğuran kısrak utansın!” diyebilecek azim, sabır, tevekkül ve adanmışlığa sahip insandır. “Ustada kalırsa bu öksüz yapı, / Onu sürdürmeyen çırak utansın!” diyerek idealistliğinden pişman olmayan adamdır.

İdealist öğretmen; her şeyden önce öğrencilerinin yüreklerine sevgi ve merhametle dokunan, kendi medeniyet ve kültür değerlerinden ilham alıp veren, kendisine emanet edilen saf beyin ve gönüllere ufuk açan ve........

© İnsaniyet