Pekin’de eşitler masası kuruldu
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 14–15 Mayıs tarihlerinde Pekin’de gerçekleşen görüşme, son yılların en dikkat çekici diplomatik buluşmalarından biri oldu.
Geçen yıla kadar ekonomik baskı ve ticaret savaşı dili kullanan Trump, bu kez Xi Jinping’e övgüler yağdırdı ve iş dünyasının ağır isimleriyle birlikte yeni bir uzlaşma zemini arıyordu.
Trump görüşme boyunca Xi Jinping’e alışılmışın dışında methiyeler dizdi. “Harika bir lidersiniz. Bunu herkese söylüyorum” dedi. Xi için “Hollywood bir Çin lideri arasa onun gibisini bulamaz” ifadelerini kullandı.
Halbuki Trump’ın siyasi kariyerinin önemli bir bölümü Çin karşıtı sert söylemler üzerine kuruluydu. 2016 seçim kampanyasında düzenlediği bir mitingde, “Çin’in ülkemize tecavüz etmesine izin vermeye devam edemeyiz” demişti. Trump’ın Çin’e yönelik sert dili seçim kampanyalarıyla sınırlı değildi. Gümrük tarifeleri savaşının zirve yaptığı dönemde Pekin’i “ABD’den yıllarca faydalanmakla” suçladı ve Çin’in artık “bedel ödemesi gerektiğini” söyledi.
Yıllarca “Çin’e bunun bedelini ödeteceğini” söyleyen bir liderin, Pekin’de “harika bir lidersiniz” demesi, diplomatik nezaketle açıklanabilecek bir değişim değil. Ancak görüşmelerin ardından ortaya çıkan tablo, bu ton değişikliğinin bir yakınlaşmaya işaret etmediğini gösteriyor.
Uluslararası basında öne çıkan değerlendirmeler, zirvenin güç dengelerinin yeniden tanımlandığı bir buluşma olduğu yönünde. Guardian görüşmeyi dikkatle kurgulanmış sembolik bir zirve olarak değerlendirirken Reuters, tarafların temel anlaşmazlıklarını koruduğunu yazdı. Bu nedenle görüşmeyi yeni bir dostluk dönemi olarak değil, kontrollü rekabet döneminin yeni bir aşaması olarak okumak daha doğru görünüyor.
Ticaret savaşı sürüyor, kurallar değişiyor
Trump Pekin’e Tesla’nın patronu Elon Musk, Apple’in CEO’su Tim Cook ve Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın da aralarında bulunduğu 17 kişilik patronlar heyetiyle geldi. İlk bakışta görünen şuydu; ABD, teknoloji ve sermaye gücüyle Çin karşısında ağırlığını hissettirmek istiyor. Ancak görüşmeler ilerledikçe ortaya farklı bir manzara çıktı.
Ziyaretin sonunda Trump ve iş insanlarının istediği gibi büyük ticaret paketleri açıklanmadı, yüz milyarlarca dolarlık yatırım anlaşmaları duyurulmadı. Taraflar sadece iletişim kanallarını açık tutma ve ekonomik mekanizmaları sürdürme konusunda uzlaştı.
Çünkü görüşmeler artık eski dönemlerde olduğu gibi Washington’un koşulları belirlediği bir zeminde yürümüyor. Pekin artık yalnızca büyük bir üretim merkezi değil, üretimden teknolojiye ve kritik tedarik........
