İklim anksiyetesi olarak barajlardaki su doluluk oranları
Yılın dört mevsimi iklim haberleri okuyoruz. Yaz aylarında kuraklık ve susuzluk iklim krizini hatırlatıyor. Kış aylarında ise sel felaketleri ve yağış miktarları nedeniyle önümüzdeki yaz ne yapacağımızı konuşuyoruz. Yılın on iki ayında da tartışmasız şekilde ilk sırada barajlardaki doluluk oranları yer alıyor. Döviz, altın, bitcoin, borsa ve petrol fiyatlarındaki anlık gelişmeler gibi haber kanalları barajların durumunu bildiriyor. Ünlü markalar, yıldız sporcular, sanatçılar ya da siyasetçiler gibi büyük illerdeki barajların isimlerini duyuyoruz. Su krizi, her an cep telefonumuza gelecek planlı su kesintisi bildirimi kadar yakın ve giderek günlük hayatımızın merkezine yerleşiyor.
KONDA’nın Ocak 2026 tarihli İklim Krizi Algı Araştırması’na göre, 2025 yılında katılımcıların yüzde 64’ü iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu belirtiyor. Bu oran, tıpkı barajlardaki su seviyeleri gibi yıllara göre iniş çıkışlı bir seyir izliyor. Bu algının oluşmasında belediyelerin su hizmetleri önemli bir rol oynuyor. Seçmen tercihlerinde ekonomi, sağlık ve eğitimin yanı sıra barajlardaki su miktarlarının da belirleyici olacağını öngörebiliriz. Özellikle üç büyük ilde yerel yönetimler ile merkezi idare arasındaki çekişmelerin ana gündemi su sorununa etrafında şekilleniyor. Devlet Su İşleri Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, 14 Şubat’ta AA’ya verdiği demeçte, etkili olan yağışlarla barajların geçen yılki doluluk oranının yakalandığını hatta aşıldığını belirterek aktif doluluk oranının yüzde 42 seviyesine........
