Afetlere hazırlığa nereden başlamalıyız?
Nereden başlayacağını bilmekte insan zorlanıyor. Heves edip afet farkındalığı eğitimlerine katıldığımızda bizi aşan bir hazırlığın olduğu düşüncesine kapılıyoruz. Deprem büyüklüğü, bölgesel risk haritaları, kurumsal müdahale planları ve yapısal gereksinimler. Kendimizi konumlandırmakta zorlanıyoruz. Hevesimizi kaybediyoruz. Aslında hevesimizin kırılmasına müsaade etmememiz lazım. Çünkü harekete geçebileceğimiz, bir yerden başlayacağımız ve gerçekten yapabilecek bir şeylerimiz var.
Mahalle ölçeğinde bireyden başlayıp topluluğa uzanan katmanlı bir hazırlık gerekiyor. Öz hazırlığımız ve kuracağımız dayanışma ağı hayati bir öneme sahip. Çünkü afetin sıfırıncı saati itibariyle başlayan ve afet sonrası iyileştirme döneminde bile bizim hayatta kalmamızı sağlayacak olan tam da bu hazırlık!
Bu ağın en alt katmanını birey, bir üst katmanını hane, onun üzerinde komşuluk ve mahalle, en üst katmanını ise topluluklar ve sivil toplum örgütleri oluşturmaktadır.
Birey olarak çantalarımızı hazırlamalıyız. Bu çantalara su, hazır gıda, düdük, el feneri, pil, powerbank, ıslak mendil, kişisel hijyen malzemeleri, yedek kıyafet,........
