SERİ MUHAKEME USULÜYLE VERİLEN MAHKUMİYET "AÇIKÇA SUÇ İKRARINA DAYANIYORSA" TEKERRÜRE ESAS ALINABİLİR
(CGK Kararına Bir Eleştiri)
Ceza adaleti sistemi; suç işleyen failin, şüpheli olarak girdiği ve ıslah edilmiş olarak topluma kazandırıldığı varsayılan yapıyı ifade etmektedir.
Sistemin suç ve suçlu ile mücadeledeki gerçek etkinliği şüphesiz ki tartışmalı olsa bile ceza adaleti sistemi; öncelikle kişilerin sahip olduğu temel hak ve hürriyetlerin korunmasını, kamu düzeninin korunmasını, caydırıcılık sağlanarak suçun önlenmesini, işlenmiş bir suçun aydınlatılmasını ve mahkum edilenlerin ıslah edilerek topluma kazandırılmasını amaçlamaktadır.
Yaşadığımız dönemde birçok sebebe bağlı olarak artan suç sayıları ile şüpheli haklarını koruyan usul kuralları ceza adaleti sistemlerinin işleyişini geçmiş dönemlere kıyasla oldukça geç işleyen bir süreç haline getirmiştir. Ceza adaleti sisteminin geç işlemesi beraberinde yıllarca devam eden yargılamalar, suçun neden olduğu mağduriyetlerin giderilmesinde gecikmeler, tutuklamanın cezalandırmaya dönüşmesi gibi birçok hak ihlalini ortaya çıkarabilmektedir.
Ceza adaleti sisteminde etkinlik, bugün birçok devletin çözüm aradığı büyük bir sorundur. Yargılama sürecinin hızlandırılması amacıyla ceza adaleti sisteminin işleyişinde devlet iradesinin yanında şüpheli ve mağdurun da sürece yön verebildiği, kamu davasına alternatif çözüm yollarına başvurulması farklı hukuk sistemlerini benimsemiş birçok ülkede güçlü bir eğilim haline gelmiştir.
Türkiye’de kamu davasına alternatif olarak uzlaştırma, önödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi usullerinin yanı sıra seri muhakeme usulü, 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlamıştır. Seri muhakeme usulünün kaynağı olarak görülen itham pazarlığının uygulandığı ülkelerde failin suç ikrarı, sürecin işleyişinde çok önem taşımaktadır. Seri muhakeme usulünü düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.250’de yer alan düzenlemede “suç ikrarı” yerine “seri muhakeme usulü teklifinin kabul edilmesinden” bahsedilmektedir.
İtham pazarlığının temelinde failin suçu kabul etmesi (suç ikrarı) bulunmaktadır. Bu yönüyle bakıldığında itham pazarlığı, yeni bir uygulama değildir. Ceza muhakemesinde uzun bir dönem ikrar, delillerin şahı olarak kabul edilerek birçok suçun aydınlatılmasında kullanılmıştır. Kişinin suç itirafına dayanan itham pazarlığının bu yönüyle Hristiyanlıktaki günah çıkarma ve İslam’daki tövbe uygulamalarıyla ilişkilendirilebilmesi de mümkündür.
Seri muhakeme usulü, itham pazarlığının bir türü olarak değerlendirilmektedir. İtham pazarlığının öne çıkan özellikleri, seri muhakeme usulünde görülmektedir. Seri muhakeme usulü; savcı ve şüphelinin anlaşmasını istemekte, şüphelinin mahkeme önünde yargılanmadan mahkum edilerek cezalandırılmasını sağlamaktadır. Aynen itham pazarlığındaki gibi seri muhakeme usulü için de şüphelinin bu usulü kabul........
