2330 Sayılı Kanun Kapsamında İdarenin Kusursuz Sorumluluğu ve Nakdi Tazminat Rejimi
1. Emniyet ve askerî teşkilat mensupları başta olmak üzere, kamu düzeninin tesisi ve bekası için görev yapan kamu görevlilerinin, görevlerinden dolayı hayatlarını kaybetmeleri, yaralanmaları ya da engelli hale gelmeleri halinde; kendileri veya geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamak amacıyla ihdas edilen hukukî enstrümanlardan biri de 2330 Sayılı Kanun’dur.
2. İdare hukukunun bu özel alanı, idarenin kusurlu sorumluluğu, kusursuz sorumluluğu ve meslekî risk ilkeleri üzerine bina edilmiştir. Bu makalede, 2330 sayılı Kanun’un uygulama esaslarını, tazminat türlerini ve yargısal süreçleri detaylı bir şekilde ele alacağız. (Bkz. Kaya, D. (2023). "2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun Kapsamında İdarenin Sorumluluğu ve Tazminat Yükümlülüğü", Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 6(2), s. 797-825.)
1) 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu’nun Amacı ve Hukukî Dayanağı
1. Anayasa’nın 40. Maddesinde kamu görevlilerinin haksız işlemleri sonucunda kişilerin zarara uğraması halinde, zararın “Devletçe” tazmin edileceği düzenlenmiştir. Peki ya kamu görevlilerinin görevlerinin gereklerini yerine getirirken uğradığı zararlar? İşte bu husus, Anayasa’nın 128. Maddesinde: “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” şeklinde kanunî düzenlemelere bırakılmıştır. 2330 sayılı Kanun da Anayasa’nın 128. Maddesi’ne dayanılarak, kamu görevlilerinin görevinden dolayı uğradığı zararların giderimine dair bir düzenlemedir.
2. Kanun’un temel amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men etmek, trafik ve yol güvenliğini sağlamak, tutuklu ve hükümlülerin sevkini gerçekleştirmekle görevli olanlar ile patlayıcı maddelerin imhası gibi riskli işlerde görevlendirilenlerin, bu görevlerinden dolayı ölmeleri, engelli hâle gelmeleri veya yaralanmaları durumunda kendilerine veya varislerine ödenecek tazminat ve bağlanacak aylığın usul ve esaslarını belirlemektir.
3. Bu kanunun hukukî temeli, idarenin kusursuz sorumluluğuna dayanır. İdarenin herhangi bir hizmet kusuru (yanlış personel seçimi, yetersiz denetim vb.) bulunmasa dahi, yürüttüğü faaliyetin bünyesinde taşıdığı tehlike nedeniyle oluşan zararı tazmin etmesi "risk ilkesi" ve “fedakarlığına denkleştirilmesi” ilkelerinin gereğidir. (Bkz. Kaya, D. (2023). "2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun Kapsamında İdarenin Sorumluluğu ve Tazminat Yükümlülüğü", Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 6(2), s. 797-825. )
4. Kamu görevlisinin tüm toplum adına üstlendiği bu ağır külfetin, sadece kendi üzerinde kalması hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine aykırıdır; dolayısıyla bu zarar tüm topluma pay edilmelidir.
2) 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu’ndan Yararlanma Şartları
1. 2330 sayılı Kanun’un 1. Maddesinde “Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamak…” düzenlemesi ile resmî bir savaş halinde gerçekleşen vakaların 2330 sayılı kanun çerçevesinde değerlendirilmeyeceğini kanun lafzından anlamaktayız.
- Güvenlik ve Asayiş Hizmetleri
Barışta güven ve asayişi korumak, Kaçakçılığı men, takip ve tahkik etmek, Trafik ve yol güvenliğini sağlamak, Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini gerçekleştirmekle görevlendirilmiş olmak.
- Patlayıcı Maddelerle İlgili Tehlikeli Görevler
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatı bünyesinde bulunan patlayıcı maddelerin: İncelenmesi, Muhafazası ve nakli, İmha edilmesi veya zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilmiş olmak.
- Orman Yangınları ile Mücadele
Orman yangınlarını söndürme çalışmalarında fiilen görevli olmak.
- Yetkililerce Görevlendirilen Özel Durumlar
Yukarıdaki kapsamda (güvenlik, asayiş, kaçakçılıkla mücadele vb.) yetkililerce kendilerine görev verilen Kamu görevlileri, Gönüllüler.
B-Kişi Şartı: Kanun’un 2. maddesinde ve ilgili yönetmelikte kapsam içerisine alınan kişiler şunlardır:
- Güvenlik ve Asayiş Personeli: İç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile trafik ve yol güvenliğini sağlamakla görevlendirilen; Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları ile çarşı, mahalle ve kır bekçileri bu kapsamdadır.
- Özel Görevli Memurlar: Orman memurları ve personeli ile Gümrük Muhafaza memurları da aynı görev tanımları çerçevesinde kanun kapsamına alınmıştır.
- Adli ve Askeri Yargı Mensupları: Güven ve asayişi ihlal eden eylemlere ve kaçakçılığa ilişkin olayların soruşturma ve kovuşturma işlemlerini yürüten adli ve askeri hâkimler, Cumhuriyet savcı ve yardımcıları ile askeri savcı ve yardımcıları madde kapsamında sayılmıştır.
- Mülki İdare Amirleri: Güven ve asayişi ihlal eden eylemler ile kaçakçılığa ilişkin eylemlerin önlenmesine yönelik görev yapan mülki idare amirleri de bu haklardan yararlanır.
- Ceza İnfaz Kurumu Personeli: Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleri ile ceza ve tutukevlerinin iç ve dış güvenliğini sağlamakla görevli personel kapsam dahilindedir.
- Yardımcı Olan Siviller ve Kamu Görevlileri: Güven ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu olan ve yetkililerce görev verilen siviller ile güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olup faydalı oldukları yetkililerce belgelenen (tevsik edilen) kişiler de madde kapsamındadır.
- Saldırıya Maruz Kalan Personel: Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırılara maruz kalan kamu görevlileri kanun koruması altındadır.
- Patlayıcı Madde Uzmanları: TSK, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatında patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli ve imhası işlemlerinde görevlendirilenler kapsama dahildir.
- Orman Yangını Görevlileri: Orman yangınlarını söndürme çalışmalarında Orman Genel Müdürlüğü tarafından fiilen görevlendirilen personel ve gönüllüler ile bu kapsamda görev verilen diğer kamu görevlileri de maddeye eklenmiştir.
- Aile Üyeleri: Yukarıda sayılan kişilerin yaptıkları görevler veya yardımlar sebebiyle saldırıya maruz kalan eş, füru (çocuklar/torunlar), ana, baba ve kardeşleri de kanun kapsamında korunmaktadır.
Ayrıca 2566 sayılı Kanun uyarınca; tutuklu ve hükümlülerin muayene ve tedavisiyle görevlendirilen sağlık personeli ile mayınlanmış sahaların temizlenmesinde görev alanlar da 2330 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanacak kişiler arasında sayılmıştır
C-Zarar Şartı: 2330 sayılı kanun çerçevesinde nakdi tazminat ve aylık bağlanabilmesi için kamu görevlisinin ölmesi, engelli hâle gelmesi veya yaralanmış olması gerekmektedir. Sadece maddi hasarlı olaylar bu kanun kapsamında tazmin edilmez; kamu görevlisinin bedensel bir bütünlüğünün ihlali kanunda açıkça düzenlenmiş bir şarttır.
D-Kastın Bulunmaması: Ölüm veya yaralanmanın oluşumunda kişinin kendi kasti eyleminin bulunmaması şarttır. Ancak dikkat edilmelidir ki, kişinin "kusurlu" (tedbirsiz veya dikkatsiz) olması nakdi tazminata engel değildir.
1. Nitekim, T.C. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İDD, 20.12.2022 K. T., 2022/6137 E., 2022/5951 K. sayılı kararıyla: “Uyuşmazlıkta, davacının görev yaptığı Antalya ilinde, 27.09.2013 tarihinde resmi aracına yakıt ikmali yapmak üzere petrol istasyonuna doğru seyir halinde iken meydana gelen........
