menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

530 LİRA, DÖRT SUÇ TİPİ, ON ALTI YIL: CEZA GENEL KURULU BANKAMATİK BAŞINDAKİ "YARDIM" TUZAĞININ ADINI KOYDU

16 0
24.08.2026

18 Eylül 2009 sabahı, saat 08.10 sıraları. Siirt'te bir banka şubesinin önü. Emekli maaşını çekmeye gelen yaşlı adam bankamatiği kullanmayı bilmiyor; çevresine bakınıp gözüne kestirdiği bir gençten yardım istiyor. Genç kartı cihaza takıyor, şifreyi mağdurun kendisine girdirtiyor, tuşlara basıyor. Para çıkmıyor. Genç tek kelime etmeden kartı sahibine geri verip uzaklaşıyor. Yaşlı adam şubeye girip hesabını sorduğunda 530 lirasının az önce çekilmiş olduğunu öğreniyor. Hesabında 17 lira kalmış.

Olayın tamamı bu. Kamera kayıtlarına yansıyan iki kişilik bir tezgâh: biri kartı takıp işlemi hazırlıyor, öteki yan taraftaki cihazdan çıkan parayı alıp gidiyor.

Bu iki dakikalık olayın hukuki adının konması on altı yıl sürdü. Asliye ceza mahkemesi dolandırıcılık dedi. Yargıtay 15. Ceza Dairesi yağma olabilir dedi. Ağır ceza mahkemesi nitelikli yağmadan dört yıl iki ay hapis verdi. Yargıtay 6. Ceza Dairesi hırsızlık dedi; mahkeme direndi. Dosya böylece Ceza Genel Kurulu'nun önüne geldi ve Kurul, 19.11.2025 tarihli, E.2024/500, K.2025/485 sayılı kararıyla son sözü söyledi: eylem basit hırsızlıktır ve bu vasıflandırmanın kaçınılmaz sonucu olarak kamu davası zamanaşımından düşmüştür.

Kararı okumaya değer kılan şey sonucu değil, yöntemi. Kurul, bankamatik başında kurulan tuzakların uygulamada gidip geldiği dört suç tipini (yağma, dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, bilişim sistemleri kullanılarak hırsızlık) aynı somut olay üzerinde tek tek ele alıp eliyor. Elde, benzer her dosyada işleyecek bir vasıf testi kalıyor.

II. BİR DOSYANIN DÖRT VASIF DEĞİŞTİRDİĞİ ON ALTI YIL

Dosyanın seyri, suç vasfı tartışmasının yargılamayı nasıl savurabildiğinin ders niteliğinde bir özeti.

Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesi 14.04.2011'de eylemi dolandırıcılık sayıp sanığı TCK'nın 157/1. maddesinden 2 yıl hapis ve 4.000 TL adli para cezasına mahkûm etti. Temyiz incelemesini sekiz yıl sonra yapabilen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi, 20.06.2019'da eylemin yağmayı oluşturabileceğini, görevin ağır cezada olduğunu söyleyerek hükmü bozdu. Görevsizlik üzerine dosyayı devralan Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi 11.11.2020'de bu kez nitelikli yağmadan (TCK m.149/1-c: birden fazla kişiyle birlikte) etkin pişmanlık ve takdiri indirim uygulayarak 4 yıl 2 ay hapse hükmetti.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 26.10.2022'de üçüncü vasfı telaffuz etti: kamera kayıtlarında yağma boyutuna varan, objektif nitelikte ciddi ve korkutucu bir cebir görünmüyordu; mağdurun savcılıkta dile getirdiği "sağa doğru biraz itekleme" iddiası bu eşiği aşmıyordu. Daireye göre eylem hırsızlık boyutunda kalmıştı. Ağır ceza mahkemesi 09.03.2023'te direnip yağma mahkûmiyetini yineledi.

Çarpıcı bir ayrıntı: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesi "onama" istemliydi; yani savcılık makamı da yağma vasfının arkasındaydı. Genel Kurul, 19.11.2025'te oy birliğiyle aksi yönde karar verdi.

Bu tabloda aynı 530 lira için telaffuz edilen ceza aralıklarını alt alta koymak gerekir: dolandırıcılıkta bir yıldan beş yıla, basit hırsızlıkta bir yıldan üç yıla, nitelikli yağmada on yıldan on beş yıla kadar hapis. Vasıf tartışması akademik bir zevk meselesi değil; failin hayatından on yılı aşkın bir farkın hesabı.

III. KURULUN YÖNTEMİ: DÖRT ADAY NORM, DÖRT ELEME

Genel Kurul'un somut olaya ilişkin değerlendirmesi tek cümlede dört suç tipini birden eliyor. Kurul'a göre eylemin, "kamera kayıtları incelendiğinde, mağdura karşı cebir uygulandığına ilişkin herhangi bir görüntünün bulunmaması nedeniyle yağma; suça konu paranın mağdurun rızası dışında alınması nedeniyle dolandırıcılık; mağdurun banka kartı üzerindeki zilyetliğinin sona ermemiş olması nedeniyle banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması; suça konu paranın fiziken alınmış olması nedeniyle de bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçlarını" oluşturmayacağı kabul edilmelidir.

Cümle yoğun; açmakta yarar var.

Yağma yönünden mesele delil değerlendirmesi. TCK'nın 148. maddesi malın alınmasına karşı koymamaya "mecbur kılan" cebir veya tehdit........

© Hukuki Haber