Çocuk Sporcuların Kulüp Değişikliğinde Çocuğun Üstün Yararı ve Görüşünün Hukuki Önemi
Spor; çocukların fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayan önemli faaliyetlerden biridir. Bununla birlikte çocukların sportif faaliyetlere erken yaşlarda başlaması sporcu kimliği ile çocuk haklarının kesiştiği özel bir alanın ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Çocuk sporcunun bir kulübe bağlı olarak lisanslı sporcu olmasıyla birlikte sportif faaliyetleri belirli bir hukuki çerçeve içerisinde yürütülmektedir. Zaman içerisinde çocuğun başka bir kulübe geçmek istemesi, ailesinin farklı bir kulübü tercih etmesi veya mevcut kulüp ile yaşanan sorunlar nedeniyle kulüp değişikliği gündeme gelebilmektedir.
Bu noktada kulüp değişikliği yalnızca teknik bir transfer işlemi olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü çocuğun kulüp değiştirmesi;
antrenör değişikliğine,
antrenman programının farklılaşmasına,
eğitim düzeninin etkilenmesine,
ulaşım koşullarının değişmesine,
arkadaş çevresinin değişmesine,
sportif hedeflerin yeniden belirlenmesine neden olabilmektedir.
Bu nedenle kulüp değişikliğine ilişkin kararın yalnızca "transfer işlemi gerçekleştirilebilir mi?" sorusu üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir.
Bunun yanında: "Bu karar çocuğun üstün yararına uygun mudur?" , "Çocuğun görüşü dikkate alınmış mıdır?" sorularının da sorulması gerekmektedir.
Bu çalışmada, çocuk sporcuların kulüp değişikliği süreci çocuk hakları perspektifinden çocuğun üstün yararı ve çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşünü ifade etme hakkı çerçevesinde, kulüp değişikliğinde ebeveynlerin rolü ile çocuğun görüşünün nasıl değerlendirilmesi gerektiği incelenmektedir.
I. Çocuk Sporcunun Hukuki Konumu
18 yaşındaki sporcular ‘’çocuk sporcu’’ statüsündedir. Çocuk sporcu, sportif faaliyet içerisinde yer alırken aynı zamanda çocuk olma niteliğini korumaktadır. Bu nedenle çocuğun sportif kimliği, çocuk olarak sahip olduğu hakların önüne geçmemelidir.
Çocuk sporcuların sportif gelişiminin desteklenmesi kadar; eğitimlerinin sürdürülmesi, fiziksel ve psikolojik sağlıklarının korunması, güvenli bir spor ortamında bulunmaları ve kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerini ifade edebilmeleri de önem taşımaktadır.
Kulüp değişikliği bakımından bu yaklaşım özellikle önemlidir. Zira çocuk için kulüp, yalnızca antrenman yapılan veya yarışmalara katılım sağlanan bir yapı değildir.
II. Kulüp Değişikliğinin Spor Hukuku Boyutu
Mevzuat çerçevesinde spor hukuku boyutu anlamında transfer süreci; bu çalışmamızın konusu olmadığı için kısaca değinmek gerekirse sporcuların lisans, vize ve transfer işlemleri, genel spor mevzuatı ile ilgili spor federasyonlarının branşa özgü düzenlemeleri çerçevesinde yürütülmektedir. Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği, bu işlemlere ilişkin usul ve esasların genel çerçevesini belirlemektedir. Bunun yanında ilgili federasyonların kendi spor dallarına özgü düzenlemeleri de bulunmaktadır.
Bu hukuki yapı içerisinde çocuk sporcular bakımından kulüp değişikliğinin teknik ve idari boyutu ayrıca değerlendirilmelidir. Transfer işleminin mevzuata uygun olarak gerçekleştirilebilmesi, kararın çocuk açısından doğuracağı sonuçların ayrıca değerlendirilmesine engel değildir.
Çocuk sporcunun kulüp değişikliği değerlendirilirken iki ayrı hukuki alanın birlikte ele alınması gerekmektedir.
İlk olarak, transfer işleminin ilgili mevzuat ve federasyon düzenlemelerine uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.
İkinci olarak ise bu transfer kararının çocuk açısından doğuracağı sonuçlar, çocuk hakları perspektifinden ele alınmalıdır.
Başka bir ifadeyle; Transferin hukuken mümkün olması ile transferin çocuk açısından en uygun karar olması aynı şey değildir. Bu ayrım, çocuk sporcular bakımından özellikle önem taşımaktadır.
III. Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
Çocuk sporcuların kulüp değişikliği bakımından değerlendirilmesi gereken temel ilkelerden biri çocuğun üstün yararıdır.
Çocuğun üstün yararı ilkesi Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 3. Maddesi ile düzenlenmiştir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3. Maddesine göre çocuğun üstün yararı ilkesi çocuklarla ilgili her türlü eylem veya idari işlemin çocuğun üstün yararı dikkate alınarak yapılması gerektiğini belirtir.
Yine Türk........
