ASKERİ CEZA HUKUKUNDA ZİMMET SUÇU (ASCK M. 131 KAPSAMINDA ASKERİ EŞYAYI KAYBETME SUÇU)
Askeri ceza hukukunda zimmet suçu, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 131. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç haricinde zaman zaman mahkemelerin suçu nitelendirirken AsCK m. 131/1 yerine AsCK m. 144 dalaletiyle TCK m. 257 kapsamında görevi kötüye kullanma suçu özelinde değerlendirme yaptığına da uygulamada rastlanılmaktadır. Anılan düzenleme uyarınca, askeri bir hizmet yaparken veya vazifeyi suistimal ederek, bir hizmet veya vazifeden dolayı kendisine tevdi ya da emanet edilmiş para veya kıymeti ne olursa olsun bir eşyayı yahut kendisine tevdi edilmemiş olsa dahi her türlü askeri erzak, eşya ve hayvanları çalanlar, zimmetine geçirenler, ihtilas edenler veya satanlar cezalandırılmaktadır. Bu yönüyle askeri zimmet suçu, hem failin statüsü hem de suça konu malın askeri hizmetle bağlantısı bakımından genel zimmet suçundan ayrılan özel bir düzenleme niteliğindedir.
Yargı kararlarında, Askeri Ceza Kanunu’nun 131/1. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesinde yer alan zimmet suçunun özel bir hali olduğu belirtilmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 22.05.2019 tarihli, 2019/29132 Esas ve 2019/8818 Karar sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır. Bununla birlikte askeri zimmetin, yalnızca TCK’daki zimmet suçunun tekrarı olmadığı; askeri hizmetin gerekleri, failin askeri statüsü, malın askeri hizmete tahsis edilmiş olması ve Askeri Ceza Kanunu’nun kendine özgü özelliği çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Zimmet suçunun oluşabilmesi için kamu görevlisinin, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü bulunduğu malı, kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesi gerekir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 05.10.2023 tarihli, 2023/6784 Esas ve 2023/9488 Karar sayılı kararında da suçun oluşumu bakımından, göreve bağlı zilyetlik veya koruma ve gözetim yükümlülüğü ile malın fail tarafından kendisinin ya da başkasının yararına geçirilmesi şartlarına işaret edilmiştir.
Askeri zimmet suçunda failin belirlenmesi ayrı bir önem taşımaktadır. Çünkü zimmet, herkes tarafından işlenebilen genel bir suç değildir. Failin belirli bir hukuki statüye sahip olması gerekir. Genel zimmet suçu bakımından bu statü kamu görevlisi olmak iken, askeri zimmet suçu bakımından askeri hizmetle ve Askeri Ceza Kanunu’nun uygulama alanıyla bağlantılı bir fail söz konusudur. Bu nedenle failin asker kişi olup olmadığı, askeri hizmetin yürütülmesiyle bağlantısı, malın kendisine hangi görev nedeniyle teslim edildiği veya failin bu mal üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı her somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Askeri ceza hukukundaki zimmet düzenlemesi yalnızca muvazzaf askerlerle sınırlı değildir. Belirli koşullarda Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda görev yapan sivil personel de bu suçun faili olabilmektedir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin 24.10.2018 tarihli, 2017/2159 Esas ve 2018/1659 Karar sayılı kararında; mutemet olarak görev yapan sivil memurun görevi gereği kendisine emanet edilen parayı zimmetine geçirmesi, Askeri Ceza Kanunu’nun 131/1. maddesi kapsamında değerlendirilmiştir.
Zimmet suçunun maddi konusu, para veya ekonomik değer taşıyan bir eşya olabileceği gibi, askeri zimmet bakımından askeri erzak, askeri eşya ve hayvanlar da suçun konusunu oluşturabilir. Bu yönüyle Askeri Ceza Kanunu’nun 131. maddesi, askeri hizmetin niteliğini dikkate alan daha geniş ve özel bir koruma alanı meydana getirmektedir. Askeri hizmete tahsis edilmiş olan malın hukuka aykırı şekilde alınması, satılması, ihtilas edilmesi veya zimmete geçirilmesi, yalnızca malvarlığına ilişkin bir ihlal değil; aynı zamanda askeri hizmetin güven düzenini de ilgilendiren bir fiildir.
Yargı kararlarına yansıyan olaylarda askeri zimmet suçunun farklı görünümleri........
