menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Genital Estetikte “Memnun Kalmadım” Demek Tazminat İçin Yeterli mi?

22 0
24.07.2026

Hasta, genital estetik operasyonu sonrasında aynaya baktığında beklediği sonucu göremiyor. Doktor ise iyileşme sürecinin devam ettiğini, görünümün zamanla düzeleceğini veya ortaya çıkan durumun bilinen bir komplikasyon olduğunu söylüyor.

Aradan aylar geçmesine rağmen sorun düzelmiyor. Hasta, ilk operasyondan sonra aynı hekim tarafından yapılan revizyon ameliyatından da memnun kalmıyor. Üstelik artık yalnızca estetik bir kaygı değil; ağrı, his kaybı, asimetri veya fonksiyonel bir problem de söz konusu.

Peki bu durumda hastanın yalnızca “Sonuçtan memnun kalmadım” demesi tazminat davası açması ve davayı kazanması için yeterli midir?

Bu sorunun cevabı, salt memnuniyet veya beğeni üzerinden verilemez. Genital estetik operasyonlarında hukuki sorumluluğun belirlenebilmesi için operasyon öncesinde neyin kararlaştırıldığı, hastaya hangi vaatlerde bulunulduğu, ortaya çıkan sonucun objektif olarak kabul edilebilir olup olmadığı, müdahalenin tıp kurallarına uygun yapılıp yapılmadığı ve hastanın riskler konusunda gereği gibi aydınlatılıp aydınlatılmadığı birlikte incelenmelidir.

Her Memnuniyetsizlik Malpraktis Değildir

Estetik müdahalelerde hastanın beklentisi, tedavi amaçlı müdahalelere göre daha belirleyici bir konumdadır. Çünkü hasta çoğu zaman herhangi bir hastalığın tedavisinden ziyade belirli bir görünüm elde etmek amacıyla hekime başvurmaktadır.

Bununla birlikte estetik sonuçların değerlendirilmesinde kişisel beğeni de önemli bir rol oynar. Aynı sonuç bir kişi tarafından başarılı, başka bir kişi tarafından yetersiz bulunabilir. Bu nedenle hastanın yalnızca sonucu beğenmediğini söylemesi, tek başına hekimin kusurlu olduğunu veya tazminat ödemesi gerektiğini göstermez.

Hukuken önemli olan, subjektif memnuniyetsizliğin ötesinde objektif olarak değerlendirilebilen bir eksiklik veya zarar bulunup bulunmadığıdır. Örneğin aşağıdaki durumlar, salt estetik beğenmeme iddiasından farklı değerlendirilir:

- Operasyon öncesinde kararlaştırılan sonucun sağlanamaması,

- Belirgin ve kalıcı asimetri,

- Aşırı veya hatalı doku çıkarılması,

- Uzun süreli ağrı veya his kaybı,

- Cinsel işlevin etkilenmesi,

- Enfeksiyon veya ciddi yara iyileşmesi problemleri,

- Operasyonun kararlaştırılandan farklı ya da eksik yapılması,

- Yeni bir sağlık sorununun ortaya çıkması,

- Sorunun giderilmesi için birden fazla revizyon ameliyatı gerekmesi.

Dolayısıyla temel ayrım şudur:

Her kötü veya istenmeyen sonuç malpraktis değildir. Ancak her istenmeyen sonuç da “komplikasyon” denilerek hukuki incelemenin dışında bırakılamaz.

Genital Estetik Operasyonu Neden Eser Sözleşmesi Sayılabilir?

Yargıtay, estetik amaçlı tıbbi müdahaleleri klasik tedavi ilişkilerinden farklı değerlendirebilmektedir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28 Nisan 2022 tarihli kararında; meme, karın, yüz, kol, bacak, burun ve genital bölge estetiği dâhil olmak üzere birden fazla estetik operasyon geçiren hastanın açtığı tazminat davası incelenmiştir.

Kararda, estetik amaçlı müdahaleye ilişkin sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu belirtilmiş; estetik ameliyatla hastaya istenen ve kararlaştırılan amaca uygun bir görünüm sağlanmasının ve sürecin sağlıklı şekilde sonuçlandırılmasının sözleşmenin konusu olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay ayrıca eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenicinin sonucu garanti etmiş sayılacağını ifade etmiştir.

Bununla birlikte bu kararın doğru okunması gerekir. Kararda genital bölge estetiği, hastanın geçirdiği çok sayıda operasyon arasında sayılmıştır. Yargıtayın somut bozma gerekçesi ise özellikle meme operasyonu sonrasında meme ucunun ve simetrinin kaybedilmiş olmasıdır.

Dolayısıyla karar, genital estetik operasyonlarında da uygulanabilecek genel bir eser sözleşmesi ilkesi ortaya koymakla birlikte, her genital estetik memnuniyetsizliğinin doğrudan tazminat gerektirdiği anlamına gelmez.

“Sonuç garantisi” kavramı da hastanın zihnindeki her türlü kişisel görünümün mutlaka sağlanacağı şeklinde sınırsız yorumlanmamalıdır. Öncelikle taraflar arasında hangi sonucun kararlaştırıldığı belirlenmelidir. Hekimin açıklamaları, yazışmalar, fotoğraflar, reklamlar, hastanın anatomik özellikleri ve tıbben ulaşılabilir sonuç birlikte değerlendirilmelidir.

“Beğenmedim” Demek Neden Tek Başına Yeterli Değildir?

Bir genital estetik malpraktis davasında mahkeme yalnızca hastanın memnuniyetini araştırmaz. Objektif bir hukuki ve tıbbi değerlendirme yapılması gerekir.

Bu kapsamda özellikle şu sorular önem taşır:

1. Hasta operasyon öncesinde hangi şikayetlerle hekime başvurdu?

2. Hangi işlemlerin yapılması kararlaştırıldı?

3. Hekim belirli bir görünüm, tam simetri veya kesin sonuç vaat etti mi?

4. Hastaya örnek fotoğraflar gösterildi mi?

5. Ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflar arasında objektif olarak değerlendirilebilir bir fark bulunuyor mu?

6. Ortaya çıkan görünüm tıbben kabul edilebilir sınırlar içinde mi?

7. Operasyon tekniğinde veya planlamasında hata var mı?

8. Hastada kalıcı bir fonksiyon kaybı meydana geldi mi?

9. Ameliyat sonrası takip uygun şekilde yapıldı mı?

10. Revizyon ameliyatına neden ihtiyaç duyuldu?

11. Hasta bu sonuçların ortaya çıkabileceği konusunda önceden bilgilendirildi mi?

Bu soruların önemli bir kısmı, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi ile gerektiğinde kadın hastalıkları ve doğum alanında uzman bilirkişiler tarafından değerlendirilir.

Hastanın kişisel beklentisi ile tıbben ve hukuken taahhüt edilen sonuç aynı şey değildir. Bu nedenle davanın güçlü olabilmesi için memnuniyetsizliğin fotoğraflar, sağlık kayıtları, uzman değerlendirmesi ve diğer........

© Hukuki Haber