menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DİŞ İMPLANTI DÜŞTÜ, TEDAVİ BAŞARISIZ OLDU: HASTA HANGİ HAKLARA SAHİP?

10 0
20.10.2026

Diş eksikliğini gidermek için yüksek bedeller ödeyen, aylarca tedavinin tamamlanmasını bekleyen bir hasta, implantının kısa süre sonra düşmesi, çene kemiğinde hasar oluşması veya sürekli ağrı ve uyuşukluk yaşaması halinde ne yapabilir? Üstelik tedaviyi gerçekleştiren diş hekimi, ortaya çıkan sorunun normal bir komplikasyon olduğunu belirterek yeniden yapılacak işlem için ek ücret talep ediyorsa hasta bütün masraflara yeniden katlanmak zorunda mıdır?

Diş implantı tedavisinin başarısız olması, yalnızca tıbbi bir sorun değil, aynı zamanda ciddi hukuki uyuşmazlıklara neden olabilen bir durumdur. Özellikle hatalı implant uygulaması, yetersiz tedavi planlaması, sinir hasarı, enfeksiyon ve yeniden operasyon gerekliliği; diş hekiminin hukuki sorumluluğunu, tedavi bedelinin iadesini ve tazminat taleplerini gündeme getirebilmektedir.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır: Her başarısız implant tedavisi tıbbi uygulama hatası değildir. Buna karşılık, her istenmeyen sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesi de hekimin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Diş İmplantının Düşmesi veya Tutmaması Tıbbi Malpraktis Sayılır mı?

İmplant tedavisi, eksik dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökü üzerine protez uygulanmasını içeren, cerrahi ve protetik aşamalardan oluşan bir tedavi sürecidir.

Bu tedavide başarısızlık farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. İmplantın kemikle bütünleşememesi, enfeksiyon, kemik kaybı, yetersiz ağız hijyeni veya hastanın iyileşme sürecini etkileyen sağlık sorunları, tedavi sonucunu olumsuz etkileyebilen faktörlerdir.

Bununla birlikte implantın yanlış açıyla veya uygun olmayan bölgeye yerleştirilmesi, gerekli görüntüleme ve değerlendirmelerin yapılmaması, yetersiz kemik yapısına rağmen uygun önlemler alınmadan müdahalede bulunulması ya da ortaya çıkan enfeksiyonun zamanında tedavi edilmemesi tıbbi uygulama hatası iddiasını gündeme getirebilir.

Öncelikle hastanın “implantım düştü” ifadesiyle neyi kastettiğinin belirlenmesi gerekir. Çünkü çene kemiğine yerleştirilen implant gövdesinin kaybedilmesi ile implantın üzerindeki protez dişin, bağlantı parçasının veya vidanın gevşeyerek çıkması aynı tıbbi sorun değildir.

Dolayısıyla hukuki değerlendirmede yalnızca tedavinin başarısızlığı değil; başarısızlığın nedeni, hekimin müdahale öncesindeki planlaması, uyguladığı teknik, komplikasyonu yönetme biçimi ve hastanın uğradığı zarar birlikte incelenmelidir.

Diş İmplantı Tedavisinde Hekimin Sorumluluğu: Eser Sözleşmesi mi, Vekalet Sözleşmesi mi?

Diş hekimi ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, hekimin hangi yükümlülüklerden sorumlu tutulacağını belirleyen temel unsurlardan biridir. Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde düzenlenen eser sözleşmesinde, belirli bir sonucun meydana getirilmesi taahhüt edilir. Buna karşılık vekalet sözleşmesi kapsamında hekim, kural olarak iyileşmeyi garanti etmekten ziyade tıbbi standartlara uygun, dikkatli ve özenli davranmakla yükümlüdür.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 03.10.2007 tarihli, 2006/4800 Esas ve 2007/5945 Karar sayılı ilamında, diş tedavisi ile diş protezi uygulaması arasında önemli bir hukuki ayrım yapılmıştır. Kararda, tedavi niteliğindeki müdahalelerde vekalet hükümleri; kullanılabilir ve amacına uygun bir protezin meydana getirilmesine ilişkin işlemlerde ise eser sözleşmesi hükümleri esas alınmıştır.

Bu ayrım implant tedavileri açısından önemlidir. Çünkü implantın çene kemiğine yerleştirilmesi cerrahi nitelik taşırken, üzerine yapılacak protez hastanın çiğneme fonksiyonunu ve estetik görünümünü yeniden kazandırmayı amaçlar. Bu nedenle implant tedavisinin bütün aşamalarının otomatik olarak eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi doğru değildir. Hukuki nitelendirme, somut olayda üstlenilen edimin içeriğine ve tedavinin niteliğine göre yapılmalıdır.

Bununla birlikte sözleşmenin türü ne olursa olsun, hekimin tıbbi standartlara uygun davranma, hastayı yeterli şekilde aydınlatma ve gerekli özeni gösterme yükümlülüğü devam eder.

Yargıtay'dan Önemli Karar: Hatalı İmplant ve Diş Tedavisinde Tazminat Sorumluluğu

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli, 2022/747 Esas ve 2023/1785 Karar sayılı ilamı, hatalı diş tedavisinde hukuki sorumluluğun nasıl değerlendirildiğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

Uyuşmazlıkta, Türkiye'de diş tedavisi gören yabancı uyruklu hasta; implant ve protez uygulamalarının hatalı yapıldığını, tedavisinin tamamlanmadığını ve başka bir ülkede yeniden tedavi olmak zorunda kaldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, yapılan bazı tedavilerin eksik ve hatalı olduğu, diş ve doku kayıplarının meydana geldiği, çeşitli protezlerin yeniden yapılması gerektiği ve ilave tedavi giderlerinin oluştuğu değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerini kısmen kabul etmiş; Yargıtay da bu kararı onamıştır. Kararın önemi, yalnızca hatalı implant uygulamasından kaynaklanan zararın değil, tedaviyi düzeltmek için gerekli ek müdahalelerin ve bunların ekonomik sonuçlarının da hukuki incelemenin konusu olabilmesidir.

Bir implantın kaybedilmesi bazen yalnızca tek bir dişin yeniden yapılması anlamına gelmez. Kemik kaybı, enfeksiyon, ek cerrahi işlemler ve yeni protez ihtiyacı nedeniyle hasta, başlangıçta öngörülenden çok daha kapsamlı bir tedavi süreciyle karşılaşabilir. Bu durumda tazminatın kapsamı belirlenirken yalnızca ilk tedavi bedeline odaklanılması yeterli olmayabilir.

Diş Hekiminin “Bu Bir Komplikasyon” Savunması Sorumluluğu Ortadan Kaldırır mı?

Diş implantı uyuşmazlıklarında hekim tarafından en sık ileri sürülebilecek savunmalardan biri, meydana gelen olumsuzluğun tedavinin bilinen komplikasyonlarından kaynaklandığıdır. Komplikasyon, tıbbi standartlara........

© Hukuki Haber