Miras Paylaşımında İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası
Türk Medeni Kanunu’nun 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girmesinden bu yana, mirasçılar arasında taşınmaz paylaşımı konusunda anlaşma sağlanamadığında başvurulan en yaygın hukuki yol değişmedi: izale-i şuyu, güncel adıyla ortaklığın giderilmesi davası. Türkiye’de her yıl sulh hukuk mahkemelerinin önüne, miras bırakan aile büyüklerinin ardından paylaşılamayan ev, arsa veya tarla yüzünden açılan binlerce dava geliyor. Bu yazıda, davanın hangi durumlarda açıldığını, hangi mahkemenin yetkili olduğunu ve sürecin adım adım nasıl işlediğini güncel mevzuata dayanarak anlatıyoruz.
İzale-i Şuyu Davası Nedir?
Bir miras bırakan öldüğünde, geride kalan mal varlığı önce mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti hâlinde ortak olur. Yani hiçbir mirasçı, mesela evin belirli bir odasına ya da arsanın belirli bir köşesine “benim” diyemez; tüm mirasçılar bütün mal varlığının ortak sahibidir. Mirasçılar aralarında anlaşıp paylaşım yapabilir; ancak anlaşma sağlanamazsa, her mirasçı TMK’nın 642. maddesi uyarınca her zaman paylaşmayı isteme hakkına sahiptir.
Örneğin Mehmet Bey vefat ettiğinde geride üç çocuğu ve İstanbul’da bir apartman dairesi kalmış olsun. Çocuklardan ikisi daireyi satıp parayı paylaşmak isterken üçüncüsü daireyi elde tutmak istiyorsa, taraflar arasında anlaşma........
