Havza Afet
Havza’da yaşanan sel felaketinden sonra buna felaket demekte çok doğru değil aslında bu bir afettir. İlgili ilgisiz alakalı alakasız siyasi veya siyasi olmayan birileri bu afette sorumlu bulmaya çalışmaya başladılar. Yani ortaya bir günah keçisi çıkartılması gerekli imiş gibi kamuoyu önünde resmen şov yapmaya çalışıyorlar.
Bugünlerde ilgili kurumlar tarafından yapılması gereken bir an önce yaraların sarılması ve bundan sonra böyle bir afetle karşılaşmamak için gerekli çalışmaların ivedilikle gerçekleştirilip hayata geçirilmesidir.
Ülkemizin her yerleşim merkezinde olduğu gibi ilçemizde de özellikle bugün sel afetine konu olan Hacı Osman Deresinin etrafındaki yanlış ve çarpık yapılaşma bugünleri yaşamamızın temellerini oluşturmaktadır. Havzayı ve bu bölgeyi tanıyanlar iyi bilirler ki şehir imar planında bu derenin sağ ve sol tarafında yol geçmektedir. Ancak ilgili dönemlerde her ne hikmetse dere yatağına yapılan yapılar dere kenarına sıfır noktasında yapılmıştır dönemlerin idarecileri bu binaların yapımına nasıl ve neden ruhsat verdi. Yeni yapılan binalarda çekme olduğu gözlenirken eski binaların hiç birinde bu çekme uygulanmamıştır.
Bu bölgede yakın zamanlarda yapılan binalara baktığımızda dere yatağının kenarından geriye çekilerek yol için pay bırakıldığını açık ve net bir şekilde görmekteyiz.
1998’deki Sel felaketinden sonra yapılması ve uygulanması gerekenler bellidir. Dere üstü işyerlerinin yıkılması, Hacı Osman deresinin ıslahı ve rehabilite edilmesi, bu derenin yukarılarda kollarının birleştiği yere sel kapanının yapılması gerekirdi.
Bunların gerçekleşebilmesi ve herhangi bir afete karşı önlemlerin alınabilmesi için yerleşim yerlerinde koordinasyonlu bir şekilde Risk Yönetim Merkezinin oluşturulması gerekirdi. Ama risk yönetim Merkezi bu gün ülkemizin birçok ilinde ve ilçelerinde oluşturulmamış vaziyettedir. Risk yönetim merkezi yerleşim merkezindeki insanların........
