15 Temmuz, AIPAC ve bugün... 16 Temmuz 2026
15 Temmuz'un üzerinden 10 yıl geçti.
Kudüs TV'de Ana Haber'e hazırlanıyordum.
O akşam Twitter'da "Tanklar dışarı çıkmış" diye yazdım.
Akşam ana haber başlamadan önceydi; yayına hazırlandığım sıraydı...
Bir kitle Twitter'dan "Öyle bir şey yok, sen darbe mi istiyorsun, nereden biliyorsun?" diye saldırmaya başladı.
İçeriden biliyor olsam herhalde Twitter'da ilan etmezdim. Ben de Beylerbeyi tarafından fotoğraf paylaşan başka hesaplardan görmüştüm.
Bir süre sonra aynı insanlar bu kez "Darbe var, sokağa çıkın" diye çağrı yapmaya başladı.
Ben de sokağa çıkan insanların Mısır'daki gibi ölebileceğini yazınca —ki iyi ki çıktılar, o ayrı; sadece keşke bu konuda haklı çıkmasaydım— az önce "Darbe yok" diyenler bu kez "Sen insanların ülkeyi kurtarmasını istemiyorsun" demeye başladı.
İnsanların öngörüleri ve düşünceleri, birilerinin işine gelmiyor diye, hemen bir yere angaje oldukları şeklinde yorumlanıyor.
Oysa vatandaşların da gazetecilerin de olabilecekleri okuma ve öngörme hakkı var.
Bir ara bu sosyal medya hesaplarının FETÖ hesapları olup olmadığını, darbenin duyulmasını engellemeye mi çalıştıklarını düşündüm.
Ancak aralarında hükümete yakın hesaplar da vardı, hiç tanımadığım hesaplar da...
Çifte standart da var.
Belli bir temasta bulunan ancak hükümetin A takımında yer alanların ki "Allah affetsin" oldu.
Benim ise bir dönem yazı yazdığım, binasından içeri bir kere bile girmediğim Ekonomi Gazetesi, matbaa ortaklığı ve patronaj nedeniyle basın kartı yenileme sürecimde bile hâlâ karşıma çıkıyor.
Diğer yandan geçmişte Zaman'da yazılar yazan bir akademisyen geçen yıla........
