Eyvah! Eyyam-ı Bahur geliyor: Gözleri alev saçan, yakıp kavuran Sirius doğuyor 2 Ağustos 2026
Yılın öyle günleri vardır ki; zaman sanki kendi ekseninde durur, gökyüzü mavi bir kadife değil, erimiş bir tunç kubbe gibi yeryüzünün üzerine çöker. Rüzgar soluğunu keser, gölgeler bile dikey bir acziyetle kendi gövdelerine sığınır. İşte kadim hafızanın Eyyam-ı Bahur dediği bu anlar, tabiatın mürekkebini ateşe bandığı, zamanı alevle yazdığı o kutsal ve tekinsiz mevsimdir.Uzmanlara göre Türkiye Çarşamba gününden itibaren Eyyam-ı Bahur sıcaklarını yaşayacak.Eskiler, bu kavurucu hararetin sadece sıradan bir mevsim dönümü olduğuna asla inanmazlardı. Onlara göre göğün derinliklerindeki kömür karası karanlık yırtılır ve gecenin en yırtıcı gözü, göksel avcı Orion’un sadık tazısı Sirius (Seirios) ufukta belirirdi. Antik çağın bilgeleri ona "Gözleri alev saçan, yakıp kavuran" derdi; Romalılar ise bu çöl sıcağını Dies Caniculares, yani "Köpek Günleri"—diyerek mühürlemişlerdi. Gökyüzünün bu parlak ama uğursuz gözü Güneş ile aynı anda yükselmeye başladığında, kozmik bir hiza gerçekleşir; tanrıların öfkesi gökten yeryüzüne bir alev........
