Sempatisi varmış ama üyeliğe delil yokmuş!
Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi, savcının “IŞİD üyeliğinden ceza verilsin” görüşüne uysaydı, Yunus Emre Sarban muhtemelen bugün cezaevinde olacaktı.
Kiralık araç ve silah teminine ilişkin yazışmaları tespit edildiği halde “Tek başına örgüt üyeliği için yeterli delil değil, soyut iddia” gerekçesiyle beraat ettirilen Sarban, bu karardan dört yıl sonra İsrail Başkonsolosluğu’nun önünde polisle girdiği çatışmada ölü ele geçirildi.
Sekiz yıl önceki prova
Dün bütün ayrıntılarıyla yazdım.
Sarban, başkonsolosluğa yönelik saldırının provasını sekiz yıl önce yaptı.
Dünyanın 2019 yılına girmesine dakikalar kala Tekirdağ Kapaklı’da yol çevirmesi yapan jandarmalar İstanbul plakalı aracı durdurdu.
Yapılan aramada araçta cop, altı kar maskesi, bere ve boyunluk bulundu.
Aracı kullanan H.T. ile beraberindeki L.D., Ö.B. ve O.B., IŞİD ile bağlantılı oldukları iddiasıyla gözaltına alındı.
L.D.’nin cep telefonunda yapılan incelemede Sarban’la mesajlaşmalarına ulaşıldı. L.D.’nin “Bir yıllık arkadaşım” dediği Sarban’dan kiralık araç, maske ve silah temin etmesini istediği ortaya çıktı.
Haliyle Sarban, dosyaya dahil edildi.
Evindeki aramalarda ‘İslam Hukuku Açısından Tekfir Meselesi, Şartları, Engelleri, ve Ahkamı’ isimli kitap bulundu.
Dijital malzemelerinde “Şehadet şerbeti içmekten, Allah yolunda savaşıp can vermekten mutluluk duyacaklarını anlatan söylemler olduğu” belirlendi.
Şüpheliler 10 Ocak 2019’da tutuklandı.
IŞİD üyeliği iddiasıyla dava açıldı.
Sarban, şöyle suçlanıyor:
“Ev aramasında IŞİD’in fikir ve eylemlerini, amaç ve felsefesini destekleyen kitap ve yayınların ele geçirildiği, bu yayınların örgütün eleman temin ve kazanımında, örgüt mensuplarının eğitiminde kullanıldığı…”
Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde........
