menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Arabadan önce ne üretiyorlardı? 12 markanın ilginç öyküsü 27 Eylül 2026

15 0
27.09.2026

Otomotiv sektöründe Ford, Mercedes-Benz, Fiat, Renault, Volkswagen gibi doğrudan araç üretmek için kurulmuş çok sayıda firma var. Jeep ve Land Rover gibi önce askeri araç üretip, sonrasında nihai tüketiciye yönelenler de mevcut. Ama bazıları bambaşka hikâyelerle başlayıp, ilerleyen aşamalarda otomobile geçtiler. Otomobil tarihine iz bırakan en ilginç üretim öyküleri şöyle:

TOYOTA: DOKUMA TEZGAHI

Şirketin temelleri, Japonya’nın en büyük mucitlerinden kabul edilen Sakichi Toyoda tarafından 1890’larda atıldı. Toyoda, 1924’te o dönem için devrim niteliğindeki masurada iplik bittiğinde otomatik olarak mekik değiştiren “Toyoda Dokuma Tezgâhı”nı icat etti. Oğul Kiichiro Toyoda, Avrupa ve Amerika’ya yaptığı seyahatlerde hızla gelişen otomotiv endüstrisinden etkilenerek, babasını 1933’te dokuma fabrikasının bünyesinde bir otomobil departmanı kurmaya ikna etti. Departman hızla büyüdü ve 1937’de ana şirketten ayrılarak Toyota Motor Corporation adını aldı. Şirketin ismi telaffuzunun daha kolay olması ve Japon kültüründe sekiz rakamının şans getirdiğine inanılması nedeniyle Toyoda’dan, Toyota’ya dönüştürüldü.

Endüstriyel anlamda en eski şirketlerden olan Peugeot’nun öyküsü, 1810’da Jean-Frédéric ve Jean-Pierre Peugeot kardeşlerin Fransa’da aileye ait un değirmenini bir çelik fabrikasına dönüştürmesiyle başlıyor. Şirketin faaliyet alanı çelik dökümü ve metal el aletleriydi. İlk olarak testere, bıçak, yaylar, marangoz aletleri ve saat parçaları gibi çelik ürünler üretildi. Zamanla yelpaze genişledi ve 1840’ta bugün bile dünyaca ünlü olan kahve değirmenleri devreye alındı. Markanın aslan logosu, otomobillerden çok önce, 1858’de tescillendi. Logo, Peugeot testerelerinin “bir aslanın dişleri kadar güçlü ve hızlı kesiyor” olmasını simgeliyordu. 1882’de bisiklet, 1889’da üç tekerlekli ilk motorlu araç şirketin ürünleri arasına katıldı.

Diğerleri eni konu yine bir sanayiden gelirken, en farklı geçişi Hyundai yaptı. Günümüzde küresel bir otomotiv devi olarak bilinse de, 1947’de Hyundai Mühendislik ve İnşaat Şirketi adıyla bir müteahhitlik firması olarak kuruldu. Korece’de çağdaşlık anlamına gelen Hyundai’nin kurucusu Chung Ju-yung, savaş sonrası Güney Kore’nin yeniden inşasında aktif rol almayı amaçladı. Şirket, yol ve köprü gibi kritik altyapı projeleri üstlenerek hızla büyüdü. Ju-yung, ülkenin kalkınması için ulaşıma yatırım yapılması gerektiğine inanıyordu ve 20 yıl sonra, 1967’de bağımsız bir kol olarak Hyundai Motor’u kurdu. İlk olarak kendi modeliyle başlamadı. Ford’la ortaklık yaparak 1968’de montajla sektöre adım attı. Tamamen yerli ilk otomobili 1975’te banttan inmeye başladı.

CITROEN: ENDÜSTRİYEL DİŞLİLER

Önden çekişli ilk seri üretim aracı Traction Avant (1934) ile uzay çağını andıran tasarımlı efsanevi DS modelleriyle otomotiv dünyasında devrim yaratan Fransız markasının ilk faaliyet alanıysa endüstriyel çark ve dişli üretimiydi. Şirketin kurucusu André Citroën, 1900 yılında Polonya ziyaretinde bir marangoz atölyesinde un değirmenleri için üretilen balık sırtı (V şeklinde) dişlileri gördü. Bunların daha sessiz ve verimli çalıştığını fark ederek teknolojinin patentini aldı. 1901’de Paris’te fabrika kurdu ve kısa sürede büyük ticari başarı yakalayarak ürettiği dişliler gemilerden büyük makinelere kadar pek çok alanda kullanıldı. 1. Dünya........

© HalkTV