menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yargı krizi değil yargı rejimi

19 16
15.01.2026

Türkiye’de bugün yaşananları yargı krizi, hukuk bitti, yargı çöktü, gibi ifadelerle anlatmaya çalışıyoruz. Bu sözler güçlü görünüyor; ama gerçeği açıklamaktan çok, onu örtüyor. Çünkü kriz dediğimiz şey geçicidir, istisnaidir, düzelme ihtimali barındırır. Oysa bugün karşı karşıya olduğumuz tablo ne geçicidir ne de istisna.

Ortada bir çöküş değil, bilinçli, sistematik ve süreklilik arz eden bir yeniden yapılanma vardır.
Bu nedenle doğru kavram yargı krizi değil, yargı rejimidir.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü krize çözüm aranır; rejimle mücadele edilir. Kriz, sistemin arızasıdır. Rejim ise sistemin ta kendisidir.

Bugün Türkiye’de yargı, aksayan bir mekanizma değil; başka bir amaca göre yeniden tasarlanmış bir siyasal araçtır. Bunu anlamak için tek tek davalara, münferit hâkim kararlarına ya da kişisel niyetlere değil; dosyaların bütününe, kullanılan dile, kurulan hiyerarşiye ve nihai siyasal hedefe bakmak gerekir.

Bu yargı rejiminin en görünür göstergelerinden biri, Anayasa Mahkemesi kararlarının sistematik biçimde uygulanmamasıdır. Bugün sorun, bir-iki dosyada yaşanan yorum farkı değildir. Sorun, anayasal denetimin fiilen askıya alınmasıdır.

Anayasa’nın 153. maddesi açık ve tartışmasızdır: Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Buna rağmen bireysel başvuru kapsamında verilen ihlal kararları, alt derece mahkemeleri tarafından “yetki aşımı”, “süper temyiz” ya da “yerindelik denetimi” gibi gerekçelerle uygulanmamaktadır.
Bu, teknik bir hukuk tartışması değildir. Bu, normlar hiyerarşisinin bilinçli olarak reddedilmesidir.
Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir düzende, anayasanın bağlayıcılığından söz edilemez. Anayasa, ancak uygulandığı ölçüde vardır. Uygulanmayan anayasa, hukuki metin olmaktan çıkar; sembolik bir metne dönüşür.

Bu kırılmanın en çarpıcı örneklerinden biri Tayfun Kahraman dosyasında görülmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu başvuruda açık biçimde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini tespit etti.........

© HalkTV