Neden bugün herkes menopozu konuşuyor? 1 Ağustos 2026
Bu hafta menopoz konusuna genel bir giriş yapmış olalım. Kadının bedeninde olan değişiklikleri tanıması ve bunları kader olarak kabul etmek zorunda olmadığını bilmesi açısından önemli bir konu menopoz. Yaşamın uzunca bir dönemine doğru hazırlıklarla girmek açısından, önünde zaman olan kadınlar için bir rehber gibi düşünebilirsiniz okuyacaklarınızı. Ya da halihazırda menopozu yaşayanlar için acil durum planları neler olmalı herkes cebine birkaç bilgi koyabilir. Ya da çevrenizdeki kadınların davranışlarına anlam veremediğinizde ayrıştırıcı dil tercihi ile ‘menopozlu’ demenin neye karşılık geldiğini anlamak adına aydınlatıcı olabilirim. Toplum sağlığı açısından demans, kalça kırıkları, obezite, kalp hastalıkları, depresyon gibi çok sayıdaki hastalık için erken tedbirlerle hep beraber ülkenin sağlık giderlerini azaltmaya yardım edebiliriz. Farklı bakış açılarıyla mini dizi tadında, bölümler halinde menopoz konuşalım istiyorum.
İlk paragrafı okuyup kaçmaya yeltenen erkek okurlarım ya da genç kadınlar durun, kaçmak yok, okuma hızınıza göre 5-10 dakika birlikteyiz. Arkadaşınız, anneniz, partneriniz, çalışma ortağınız, koçunuz, parti başkanınız, komşunuz, öğretmeniniz, patronunuz… perimenopozda ya da menopozda olabilir. Onları daha iyi anlamak ve yaşam barışını korumak istemez misiniz?
Menopoz konusu son yıllarda hiç olmadığı kadar görünür hale geldi. Gazetelerde, bilimsel kongrelerde, televizyon programlarında, sosyal medyada... Nihayet bunun yalnızca ilerlemiş yaştaki kadınlarının sorunu ve sadece jinekologların profesyonel alanıyla ilgili olmadığı anlaşılmaya başlandı.
Kadınlar artık yalnızca sıcak basmalarını değil, uykusuzluklarını, kaygılarını, dikkat dağınıklığını, bedenlerinde hissettikleri değişimleri ve yaşam kalitelerini etkileyen pek çok sorunu daha açık konuşuyorlar.
Pek çok hekimin, araştırmacının ve sağlık çalışanının ilgi alanı yeniden bu konuya yöneliyor.
Aslında yeni olan menopoz değil, onu anlamaya çalışma biçimimiz.
Kadınlık macerası rahmindeyken başlar. Bir kadının kendi ürettiği östrojen hormonu ile ne kadar yaşayacağı daha embriyo halindeyken belirlenir. Buyurun size ‘alın yazısının’ evrimdeki karşılığı. Östrojen hormonu en bildik adıyla kadınlık hormonudur. Ama bu hormon sadece kadın genital organlarının idarecisi değildir. Yani tek işi kadının adet görmesi veya doğurganlığı değildir. Beyinden, kemiklere, kas eklem sistemine, kalpten, sinir sistemine, ruh sağlığına varıncaya kadar tüm sistemler üzerinde........
