menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anadolu yaylasının derinlerinden gelen seslere kulak vermek..

25 0
30.08.2026

Birkaç gündür, İstanbul dışındayım.

Bazı İslamî kuruluşların davetleri üzerine, son 3 gündür Adıyaman ve civarındayım. İnşaallah bugün dönmüş olacağım.

Kâhta ilçesinde, İlim Yayma Cemiyeti'nin salonlarında idik, Haksöz dergisinden yazar Hamza Türkmen beyle birlikte..,

Bu yöreler son 50-60 yıldır âşina olduğum bölgeler..

Vatandaşlarla yapılan sohbetlerde, insanlarımızın, anlatılanları saatlerce dinlemeleri ilginç.. Politik konuşmaları da dinlemek istiyorlar, ama bizim oralarda bulunuş hedefimiz günlük politik konuların dışında sohbet etmek, halkımızın o yörelerdeki nabzını da tutmaya çalışmaktı..

Erkek dinleyicilerden ayrı olarak, hanımlar için de ayrı bir program düzenlemişti.

Adıyamanlı hanım kardeşlerimizin de o sohbetlerde 3 saati aşkın bir süre boyunca değinilen konuları, özellikle yakın tarihimizden nice acı örnekleri, can kulağıyla dinlemeleri ilginçti..

Bu arada, Kâhta halkının sevdiği ve çalışmalarından memnun olduklarını her vesileyle dile getirdikleri Belediye Başkanı (AK Parti'li) Mehmed Can Hallaç Bey'in de, dün akşam 2 saati aşkın bir süre, konuşmaları dinlediği bir toplantıya da değinmeliyim. Bu arada eklemeliyim, 50 yıl öncelerde gördüğüm küçük Kâhta, bugün neredeyse 80-90 binlere yaklaşan nüfusuyla ve de geçmişe göre, daha düzenli şirin bir ilçe..

Dün öğleden sonra Kâhta çevresindeki Nemrud Dağı çevresine de götürüldük ve Kâhtâ civarında, halkın Cendere Köprüsü dediği ve 2000 yıl öncelerden, Roma İmparatorluğu dönemlerinden ve uluslararası yayınlarda,'Toros ve Fırat arasındaki inançlar ülkesi' diye nitelenen, 'Kommagene' ve de 'Edessa diye anılan tarihî eser ve benzerlerini de gördük.. Gerçekten de görmeye değdi ve değiyor..

Bu vesileyle yöreyle ilgili bazı tarihî bilgileri de verelim: Miladî 11. Yüzyıl'ın sonunda da Gaktaj olarak da bilinen (ve Fırat'ın kollarından olan ve yabancı kaynaklardaki adıyla) Nymphaos Çayı yakınında kurulan Kâhta ve de Arsameia diyarı , Selçuklu Sultanı Kalavun tarafından 1283 yılında, o yöredeki Ermeni beyliklerinden geri alınmıştı. Yöre, Yavuz Selim zamanına kadar mahallî beyliklerin elinde kalmış ve........

© Haksöz