menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Allah'ın rahmetini sınırlama hadsizliği

9 0
previous day

(Kâfirlere cennetlikleri göstererek) ‘Allah'ın kendilerine rahmet etmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?’ (derler). (Sonra o zayıf görülen müminlere denilir ki:) Girin cennete! Size bir korku yoktur ve üzülmeyeceksiniz de!" (el-A`râf 7/49)

A`râf burçlarında (cennet ile cehennem arasındaki yüksek surlarda) bekleyenlerin, cehenneme sürüklenen mağrur zalimlere seslenerek onların dünyadaki güçlerinin ve kibrinin hiçbir işe yaramadığını yüzlerine vurmalarının (el-A'raf 7/48) ardından, Kur'an bu kez dikkatleri hor görülen müminlere çevirir. el-A'raf 7/49 ayetiyle dünyada iken o zalimlerin tahkir ettiği, dışladığı ve “Allah bunlara rahmet etmez.” diyerek alay ettiği zayıf müminlerden söz eder. Ayetin temel konusu, kibrin ahiretteki hüsranı ve ilahi merhametin insanların kurduğu önyargılı kalıplara sığmayacağı gerçeğidir.

Hor Görülenlerin Yükselişi

Müfessirler, Resûlullah (s) döneminde Allah’a ortak koşanların horladıklarının, zayıf müminlerden olan Selman, Bilâl, Habbâb ve Suheyb gibi kimseler olduğunu belirtir.1 Müşrikler dünyada iken bu kimselerin hak dini temsil edemeyeceğini savunuyor ve Allah'ın rahmetinin onlara asla ulaşmayacağına yemin ediyorlardı. Putperestler müminleri zayıf görmüş, değer vermemiş ve kimi zaman onları alaya almıştır. Nitekim yüce Allah, toplumun üst tabakasının bu küçümseyici bakışını ve bunun arka planındaki ilahi sınamayı şöyle beyan etmektedir: “İşte böyle ‘Aramızda Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu kimseler de bunlar mı?’ demeleri için onların bir kısmını diğerleriyle işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri bilmez mi?” (el-En`am 6/53). Ancak ahirette durum........

© Haksöz