menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP ve Savunma Sanayii -1-

44 0
10.05.2026

Türkiye’de muhalefetin dış politikaya dair tutumu, ilgisizlikten belirsizliğe kadar pek çok başlık altında ele alınabilir. Esasen bu durum sadece partiler değil, muhalefeti oluşturan diğer unsurlar üzerinden de aynı zeminde ele alınabilir.

Bulunduğu bölgede hemen tüm sorunlara ilgisi olan, Suriye örneğinde olduğu gibi yeni ve güçlü ittifaklar oluşturan, aynı zamanda halen devam eden savaş sonrası dönemde kendi rolünü tanımlamak isteyen bir Türkiye var. Güçlü ve zayıf yanlarıyla elbette bunu tartışmalıyız.

Bugünkü iktidarın gerek zihin dünyası, gerek iddiaları ve gerekse şu ana kadar attığı kritik adımlar, bölgesinde daha güçlü, etkin ve oyun kurucu bir ülkeyi inşa etmeye uygun bir atmosferi ve zemini şekillendiriyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu inşa sürecinin yalnızca ana aktörü değil, aynı zamanda sürükleyici ve kararlı iradesi. Büyük krizler karşısında Cumhurbaşkanının güçlü liderliği, sadece kendisine oy verenler nezdinde değil, çok daha geniş bir alanda karşılık buluyor.

MUHALEFETİN TERCİHLERİ

Böyle bir tabloda başta ana muhalefet olmak üzere siyasi aktörlerden ve onları besleyen farklı kanallardan iki tercih beklenebilir.

Birincisi, kendi dış politika perspektif ve tercihlerini sadece içeride değil, dış dünyada anlatmak. Bunun etrafında bir toplumsal destek ve ilgi oluşturmak.

İkincisi, belli alanlarda iktidarla kesişen tezleri varsa bunları aktarmak. Aynı zamanda ayrıldığı noktalar üzerinden kendisini ifade etmek.

CHP’NİN ULUSLARARASI POZİSYONU

Birincisinin varlığına dair bir işaret ya da iz bulmak hayli zor. Son yılları bir kenara bırakalım. Sadece ana muhalefetin değil, diğer partilerin de bu alanda yeni bir tasavvur ya da tez ortaya koyduğuna dair bir işaret yok.

CHP,........

© Habertürk