BBC'nin 'Yanlış Adam'ı ile 'Talihsiz Adam'ının öyküsü
İnternetin emeklemekten ayakları üstüne durmaya ilk adımlarını atmaya başladığı günler... Facebook 2, Youtube 1 yaşında... Sosyal medyayı cümle içerisinde bile nadiren kullanıyoruz. Twitter, Instagram, TikTok, Spotify kelimelerinin anlamını bilen yok! Telefonların henüz çok akıllı olmadığı günlerden bir gün, 8 Mayıs 2006 sabahı saat 10.00’da, Kongo Cumhuriyeti'nden 38 yaşında bir finans mezunu olan Guy Goma, iş görüşmesi için BBC'nin Batı Londra’daki binasının girişnde oturuyor...
Aynı dakikalarda BBC haber merzeki editörlerinden, 30 yaşındaki Elliott Gotkine, günün en büyük haberi olan Apple Computer ve plak şirketi Apple Corps arasındaki dava hakkında konuşmak için News 24 programına gelecek konuğun henüz ortada görünmemesinden dolayı biraz endişeli... Yayına dakikalar kala, saat 10.30 gibi, binanı resepsiyonuna koşup “Guy Kewney geydi mi?” soruyor. İngiltere’nin önde gelen teknoloji yazarlarında biri olan Kweney’i daha önce görmüş, sakalı kızıl bir adam diye hatırlıyor. Resepsiyondaki görevli, “Evet, burada” diyor. Gotkine, koşarak aşağıya, resepsiyona iniyor. Görevli az ileride oturan siyah bir adamı gösteriyor, “Orada işte!” Elliott, şüpheyle, “Emin misin?” diye soruyor. “Evet” cevabını alınca, adama yaklaşıp “Guy Kewney mi?” diyor. Koltukta outran adam, “Evet” deyince kafasında “Sanırım internette yanlış fotoğraf gördüm” diye geçiriyor ve konuğuyla birlikte stüdyoya doğru yürümeye başlıyor...
‘AMAN TANRIM! BENİ BAŞKA BİR ADAM SANIYORLAR’
Kongo Cumhuriyeti’nden Guy Coma o sabahı şöyle hatırlıyor: “En iyi bej takımımı ve uğurlu mavi gömleğimi giymiştim. Yağmur yağıyordu. Bu yüzden St Quintin Sitesi'ndeki dairemden, yani Kuzey Kensington'daki evden BBC’ye yürümek için bir ceket giydim. Resepsiyoniste, ‘İş görüşmesi için buradayım’ dedim. Adımı sordu ve ben de Guy Goma olduğumu söyledim. Oturmamı söyledi ve iş bilgi departmanından birinin beni almasını beklemeye başladım. Genç, gergin görünümlü bir adam bana yaklaştı. ‘Guy?’ dedi. ‘Evet’ dedim. ‘Benimle gel!’ deyip koşmaya başladı. Biz Kongolular takım elbiseyle koşmayı sevmeyiz ama ben de onunla koştum. Merdivenlerden hızla çıkıp ve sonsuza kadar uzanan bir koridora girdik. Nefes nefese kalmışım ve terlemeye başladım. Kafamdan, ‘Bu da iş görüşmesi için testin bir parçası olmalı’ diye söyleniyordum. Genç adam beni aydınlık, açık bir odaya götürüyor. Kulaklıklı bir kadın bana Guy olup olmadığımı sord ve bir tabureye oturmamı istedi. Genç adam gitti. Sonra başka bir kadın makyaj fırçalarıyla geldi. ‘Makyaja ihtiyacım yok, iş görüşmem var’ dedim. Etrafımda gördüğüm tek şey çok parlak ışıklar ve odanın içinde koşuşturan, yürüyen bir sürü insan. Sonunda bir kadın geldi, beni iş görüşmesine çağıracak sandım. Bana elmalarla (Apple) ilgili bir şeyler sormaya başladı. Bana ‘Guy Kewney’ diyor ama bu ben değilim! Televizyon ekranında kendi yüzümü gördüm. ‘Aman Tanrım! Beni başka bir adam sanıyorlar. Elinden gelenin en iyisini yap Guy. Tanrım, bana yardım et!’ diyerek sorulara cevap vermeye başladım. Bana müzik indirmeleriyle ilgili iki soru sordu. Cevaplarımın, özellikle internet kafeyle ilgili olanın, çok iyi olduğunu düşündüm.”
GUY YILDIZ OLARAK YÜKSELİRKEN ELLIOTT’IN KARİYERİ DÜŞÜŞE GEÇTİ
Bir karışıklık olmuş ve BBC, teknoloji gazetecisi........
