Yapay Zeka ve Emeğin Yeni Sömürü Biçimi
Bugünlerde yapay zeka alanındaki yeni gelişmeleri konuşurken aslında çok eski bir hikâyenin en modern versiyonunu da konuşmaya başlıyoruz. Emek ile sermaye arasındaki bitmeyen çatışmayı yani.
Sahne değişse de araçlar değişse de ana mesele hala aynı.
Bu dönüşümün son simgelerinden biri de bana göre geçtiğimiz günlerde tanıtılan Boston Dynamics şirketinin yeni nesil yapay zeka destekli Atlas robotu. Atlas işin bahanesi işin aslında. Yapay zekanın yeni sınıfsal ve sömürü düzenini anlamaya çalışırken bunu da örnek olarak verdim. Robotlar konusunda ben de çoğumuz gibi çok fazla irdeleyen, sorun eden tarafta değildim çünkü. Fabrikalarda makine elbette uzun süredir var malum. Ama bu yeni robotu farklı kılan şey, tek bir üretim hattına bağlı kalmadan insan bedeni gibi hareket edebilmesi, çevreyi algılaması ve farklı görevler arasında geçiş yapabilmesi.
Bu özellik, otomasyonu tekli görevlerden çıkarıp işin çoklu görev tarafına doğru genişletiyor. İşte bu noktada da benim ilgi alanıma giriyor. Çünkü bu yapay zeka destekli yeni robot, insan emeğini tamamlayan bir araçtan çok, onunla aynı alanı paylaşan yeni bir emek biçimini temsil ediyor.
Klasik soruyu soralım şimdi?
Yapay zeka bizim işimizi elimizden alacak mı?
Hayati bir soru. Dolayısıyla meseleyi sadece teknoloji uzmanlarının ele alması yeterli olmayabilir. Zira yapay zeka konusu yalnızca teknolojiyle ilgili bir ilerleme değil çünkü. Burada üretim araçlarının insanın denetiminden çıkıp algoritmik sistemlerin kontrolüne girmesi söz konusu. Tabi bu kayma, emeğin toplumsal konumunu da yeni baştan tanımlayacak elbette.
Neden böyle düşündüğümü birlikte irdeleyelim.
Yapay zekanın üretkenliği artırdığı, artık tartışma konusu bile sayılmıyor. Bir kişinin ya da uzmanın saatlerini verdiği analizler, raporlar ya da planlamalar birkaç saniyede yapay zeka tarafından üretilebiliyor. İşte burada bir soru sormamız gerekiyor? Bu hızdan doğan artı-değerin kimin cebine girdiğini yani.
Bugünün dünyasında artı-değer yalnızca insanın harcadığı zamandan da doğmuyor esasında. İnsanlığın bugüne kadar yüzyıllar boyunca biriktirdiği bilgi ve tecrübeleri veri haline geliyor. Bu veriler milyonlarca kullanıcı tarafından farkında olmaksızın üretiliyor, çalışanlar tarafından işleniyor. Fakat........
