menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

PETKİM'de 5-7 milyar dolarlık yatırım mı, büyük bir yeniden yapılanma mı?

22 0
yesterday

Herkes PETKİM için konuşulan 5-7 milyar dolarlık yatırımı tartışıyor. Oysa bugün cevap bekleyen asıl soru, yatırımın büyüklüğü değil, yatırımın ardından PETKİM'in nasıl bir şirkete dönüşeceği.

PETKİM Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev'in medyaya yansıyan açıklamalarını okudum. Uzun süredir PETKİM konusunu yakın planda izleyen bir gazeteci olarak bu açıklamaların arka planını da en ince ayrıntısına kadar incelemeye çalıştım.

Mirzayev'in açıklamalarında Türkiye'nin petrokimyadaki potansiyeline vurgu yapılırken, PETKİM'in geleceğine yönelik iddialı hedefler de var. Ancak açıklamaları okuyunca aklımda yatırım rakamlarından çok sorular kaldı. Çünkü bugün itibarıyla ortada verilmiş nihai bir yatırım kararı yok.

Önce bir netlik: Kararla değerlendirme aynı şey değil

Son dönemde PETKİM haberlerini okuyan çok sayıda kişi yatırım kararının verildiğini düşünüyorlar. Durum öyle değil. PETKİM'de bugün itibarıyla büyük duruşa geçirilmiş veya kapatılmış fabrikalar var. Ön Mühendislik Tasarımı Hazırlığı (Pre-FEED) tamamlandı, Ön Uç Mühendislik Tasarımı (FEED) aşamasına hazırlık başladı. Bu çalışmaların ardından teknik, ekonomik ve finansal değerlendirmeler tamamlanacak; yatırım kararı ancak ondan sonra verilecek.

Yani bugün konuşulan konu yapılacak yatırım değil, yapılması değerlendirilen bir yatırım. Bu ayrımı doğru yapmak gerekiyor. PETKİM'e bu büyüklükte bir yatırımın gelip gelmeyeceğinden daha önemli soru şu: 5-7 milyar dolarlık yatırım sonrasında PETKİM nasıl bir şirket olacak?

Avrupa gerçekten petrokimyadan mı çıkıyor?

Mirzayev'in açıklamalarında dikkatimi çeken bir başka nokta, Avrupa'daki tesis kapanışlarına yaptığı vurgu oldu. Avrupa'da son yıllarda önemli sayıda petrokimya tesisi kapandı. Özellikle Almanya, Hollanda ve Belçika gibi merkezlerde yüksek enerji maliyetleri ve düşük kârlılık nedeniyle kapasite azaltımları yaşanıyor. Avrupa Kimya Sanayi Konseyi'nin (CEFIC) verileri de ciddi bir yeniden yapılanmaya işaret ediyor.

Fakat burada sık yapılan bir hataya düşmemek gerekiyor: Avrupa petrokimyadan çıkmıyor. Petrokimyaya olan ihtiyaç azalmadığına göre Avrupa'nın bu sektörden tamamen vazgeçmesi mümkün değil. Otomotiv, havacılık, savunma sanayii, beyaz eşya, ambalaj, sağlık, tekstil ve elektronik sektörlerinin tamamı petrokimya ürünlerine ihtiyaç duyuyor.

Avrupa'da yaşanan süreç yalnızca petrokimyadan çıkış olarak okunamaz. Bir yandan yüksek maliyetli ve rekabet gücü zayıflayan kapasiteler devreden çıkarken, diğer yandan sektör daha düşük karbonlu, daha verimli ve daha rekabetçi bir üretim yapısına geçiş arayışında.

Bu nedenle Avrupa örneğini okurken "tesis kapanıyor"........

© Habertürk