Nükleer teknolojiye geçişte ABD etkisi nasıl olacak?
Günümüzde elektrik ihtiyacı katlanarak artıyor. Hatta bu artış, elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yapılan plan ve projeleri zorlayacak düzeye ulaşmış durumda. Özellikle dijitalleşme ve teknoloji kullanımına olan talep, mevcut planları alt üst etmiş durumda. Bu nedenle, kömürle çalışan termik santrallerden vazgeçmek isteyen ülkeler ve nükleere mesafeli duran devletler, artan elektrik talebi sebebiyle planlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kaldılar.
Yenilenebilir enerji kaynakları; su (hidroelektrik santraller), güneş, rüzgâr ve jeotermalden üretilecek elektriğin artan talebi karşılamayacağı öngörülüyor. Bu nedenle ülkeler, baz yük oluşturacak nükleer, kömür ve doğalgaz gibi kaynaklardan elektrik üretimine yöneliyor. İklim değişikliği sebebiyle yenilenebilir enerjiye olan ilgi artarken, bu ilginin önümüzdeki yıllarda başta nükleer olmak üzere diğer kaynaklarla çeşitleneceği de gelişmelerle ortaya konuluyor.
Elektrik talebindeki öngörülemeyen artış, bugün tüm devletlerin ve enerji şirketlerinin öncelikli gündem maddesi haline gelmiş durumda. Yapay zekâ, blok zincir ve kripto madenciliği gibi teknolojiler çok yüksek enerji tüketimi gerektiriyor. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar, veri merkezleri, bulut sistemleri gibi dijital altyapılar; kentleşme, nüfus artışı ve elektrikli otomobillerin yaygınlaşması elektrikli cihaz kullanımını artırıyor. Artık fabrikalardaki otomasyon sistemleri de daha fazla elektrikle çalışıyor.
Sanayileşmenin artmasıyla birlikte çimento, demir-çelik ve kimya gibi enerji yoğun sektörlerin büyümesi de elektrik ihtiyacını çarpıcı bir şekilde yükseltiyor. İklim değişikliği nedeniyle yaşanan aşırı sıcaklar ve soğuklar, metro kullanımının yoğunlaşması, elektrikli otomobiller ve batarya üretimleri de enerji talebini hızla büyütüyor. Elektriğe olan talep artarken, arz kaynakları sınırlı kalıyor. Bu sebeple kesintisiz ve yüksek seviyelerde elektrik üretecek kaynaklara ihtiyaç duyuluyor.
Artık ısınmak için fosil yakıtlar yerine elektrikli sistemler tercih ediliyor. Dolayısıyla iklim değişikliğiyle mücadelede daha az karbon salımı hedefleri, enerji sistemlerini yani elektriği ön plana çıkarıyor. Ancak katlanarak artan talepler doğrultusunda elektrik üretilecek kaynakların sınırlı olması nedeniyle gözler yeniden nükleer santrallere çevrilmiş durumda. Türkiye, uzun süredir nükleer santraller için çaba sarf ediyor. Rusya’nın yapım ve işletmesini üstlendiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni (ANGS), Sinop ve Trakya’daki diğer iki projenin takip etmesi için görüşmeler yürütülüyor. Ancak geleneksel nükleer santral projeleri........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar