Cari açıkta savaş alarmı, finansmanda rezerv limiti mi?
Dış ticaret ve ödemeler dengesi cephesinden gelen son rakamlar, bir süredir gündemin arka sıralarına itilen "cari açık" meselesinin, jeopolitik fırtınalarla birlikte yeniden en ön sıraya yerleştiğini kanıtlıyor. Mart ayı verileri, sadece bir rakam yığını değil; aynı zamanda küresel gerilimlerin Türkiye ekonomisinin yumuşak karnına nasıl isabet ettiğinin de bir vesikasıdır.
Ocak 2023 sonrasının zirvesi
Mart ayında verilen 9,7 milyar dolarlık cari işlemler açığı, Ocak 2023’ten bu yana görülen en yüksek aylık rakam olarak kayıtlara geçti. Bu tabloyu yıllıklandırılmış bazda okuduğumuzda ise karşımıza 39,7 milyar dolarlık devasa bir açık çıkıyor ki bu da yine aynı dönemin zirvesine işaret ediyor.
Açığın bu denli hızlanmasının arkasında yatan temel dinamik, bölgesel savaşın ikili etkisidir.
Hizmet gelirlerinde kayıp: Savaş, turizm ve taşımacılık gibi hizmet kalemlerinin katkısını zayıflatıyor.
Dış ticaret baskısı: Jeopolitik belirsizlikler ve enerji maliyetleri, dış ticaret açığının cari denge üzerindeki negatif yükünü artırıyor.
Şu anki 40 milyar dolarlık kümülatif açığın GSYH’ya oranı yaklaşık %2,2 seviyesinde. Ekonomi yönetiminin yıl genelinde bu........
